Savaş baskısı sürüyor

Altın fiyatlarındaki oynaklık, her savaş döneminde sığınılan güvenli liman algısını zayıflattı. Dövizi güvenli yatırım aracı olarak görenlerin sayısı da eskiye göre oldukça az. Nakde dönüp, yüksek faizde bekleyip, savaşın ve piyasaların seyrine göre kanalize olmak fikri öne çıkmış görünüyor.

PİYASALARDA savaş fiyatlaması devam ediyor. Diğer gündem konularına ise duyarsızlık var. Savaşın ne kadar süreceği konusunda belirsizlik olunca piyasaların neyi, ne kadar fiyatlayacağını kestirmek zor. Savaşa dair belirsizlikler azalana kadar mevcut seyir korunabilir. Bu çerçevede yatırımcılar güvenli limanlarda bekleme moduna geçmiş durumda. Güvenli limanlarda da biraz adres değişikliği oldu. Savaş öncesi güvenli liman denilince altın ve döviz akla geliyordu. Ancak altın fiyatlarında oynaklık bu algıyı zayıflattı. Döviz kurlarında nispeten sakin bir seyir var. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında da yükseliş görülmedi.

Haberin Devamı

NAKİT KRAL DÖNEMİ

Savaş var diye dövizi güvenli yatırım aracı olarak görenlerin sayısı eskiye göre oldukça az. Altın fiyatlarındaki düşüşü fırsat bilip alanlar dışında daha çok sabit getirili, yani faizde beklemek eğilimi öne çıkmış görülüyor. Altın ise düşüşün ardından yatay seyre dönmüş durumda. Piyasalarda "Bazen hiç birşey yapmamak da en iyi yatırımdır" algısı var. Nakde dönüp yüksek faizde bekleyip savaşın ve piyasaların seyrine göre kanalize olmak fikri öne çıkmış görülüyor.

Borsa İstanbul'a bakıldığında düşüş trendi devam ederken yükselişler satış fırsatı olarak görülüyor. Enflasyonda (TÜFE) ise ilk iki aylık gerçekleşme +%7.95 seviyesinde. Mart enflasyonu 3 Nisan Cuma günü açıklanacak. Muhtemelen ilk üç aylık enflasyon yüzde 10 civarında bir yerlerde olacak. Bunu baz alırsak yılbaşından itibaren; altın ile gümüşün ons ve gram/TL fiyatlarıyla döviz kurlarının getirileri enflasyonun altında kalacak gibi görünüyor. Reel olarak kayıp söz konusu. Borsa İstanbul'da yüzde 12'lik bir kazanç var ama bu ocak rallisinin mirası. İlk iki aylık yüzde 25 getiri şimdilerde yüzde 12 seviyelerine çekildi. Ocak ayında hisse senedi alanlar ise zararda. Herkesin kazandığı bir piyasa, sürdürülebilir olmadığı gibi tüm yatırım araçlarının kaybettiği bir piyasa da uzun süre korunamaz.

Haberin Devamı

PEKİ SONRASI

Savaşın seyri netlik kazanınca bazı yatırım araçları öne çıkacak. Savaş biterse, artan risk iştahıyla riskli varlıkların öne çıkması muhtemeldir. Dolardaki zayıflama ve tahvil faizlerinde gerileme ile birlikte altın ve gümüş fiyatlarında da yükseliş beklenebilir. Bu açıdan son dönemde tartışılsa da altının güvenli liman özelliği devam edebilir. Borsa İstanbul'da bu aşamada temkinli görünüm sürüyor.

YABANCI ÇIKIŞI DEVAM EDİYOR

İran savaşının yabancı yatırımcıların tavırlarına ve parasal istatistiklere yansımaları, yakından takip edilen bir konu. TCMB verilerine göre 20 Mart ile biten haftada yabancı yatırımcılar 137 milyon dolarlık hisse senedi, 130 milyon dolarlık tahvil ve bono satışı yaptılar. TCMB brüt rezervlerindeki erime ise 12 milyar dolar oldu. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 2.2 milyar dolar azaldı. Savaşın başladığı tarihten itibaren üç haftada toplamda; TCMB brüt rezervlerindeki gerileme 33 milyar dolara ulaşmış durumda. Swap hariç net rezervlerde ise 35 milyar dolarlık azalma söz konusu. Rezervlerdeki erimenin 20 milyar dolarlık kısmı altından geliyor. Bunda altın fiyatlarındaki düşüş ile altın ve döviz satışları etkili oldu. Aynı dönemde hisse senetleriyle tahvil ve bonodaki toplam yabancı çıkışı 5.95 milyar dolar. Carry trade pozisyonlarında ise son üç haftada toplam çıkışın 14.7 milyar dolar olduğu haber akışları arasında yer aldı. Yükselen enflasyon, rezervlerdeki eksilme ve yabancı çıkışlarını dikkate aldığımızda savaşın uzaması durumu söz konusu olursa '22 Nisan'daki TCMB toplantısında faiz artırımı gündeme gelir mi' sorusu daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Hatırlanırsa savaşın başladığının ertesi günü olan 1 Mart'ta TCMB haftalık repo ihalelerini iptal ederek "örtülü faiz" artırımına gitmişti. Dövizin sakin kalmasında TCMB'nin döviz satışıyla birlikte örtülü faiz artırımı etkili oldu. Geçtiğimiz yıllarda faiz artırılarak TL değerli kılınıp ciddi rezerv birikimi sağlanmıştı. Bunun bedeli bütçeden artan faiz gideri olarak ödendi. Şimdi aynı döngüye düşmemek için faizde temkinli bir duruş gözleniyor. Ancak savaş uzarsa faiz artırım seslerini daha fazla duyabiliriz.

Haberin Devamı

Döviz kurlarındaki yükseliş ivme kazanırsa kur geçişkenliğine bağlı olarak enflasyona etki edecek. Zaten petrol fiyatlarındaki yükselişle enflasyona ağır bir yük gelmiş durumda. Savaş ciddi bir olay. Küresel ekonomideki diğer ülkeler gibi Türkiye'ye de yansımaları kaçınılmaz bir durum.

3 NİSAN'DA ENFLASYON VERİSİ AÇIKLANIYOR

Önümüzdeki hafta 3 Nisan Cuma günü mart ayına ait enflasyon açıklanacak. Beklentiler aylıkta +%2-2.50 seviyelerinde yoğunlaşmış durumda. Bu rakam gerçeklik kazanırsa ilk üç aylık birikmiş enflasyon yüzde 10'u bulabilir. Bu durum doğal olarak yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı çekiyor. TCMB'nin bu yıl için öngördüğü yüzde 19 tahmini artık çok zor. Nitekim gerek yurtiçi gerekse yabancı finans çevreleri enflasyon tahminlerini yüzde 25-28 aralığına revize ediyor. Artan petrol fiyatları başta gıda olmak üzere birçok sektöre olumsuz yansımaya başladı.

Haberin Devamı