Borsanın lokomotif sektörlerinden olan bankacılık hisselerine gelen satışlar dikkat çekiyor. Satışların BIST100 Endeksi'ni de zayıflatan bir yanı var. Bankacılık son yıllarda en kârlı sektör konumundayken, son aylarda artış hızı ivme kaybetmiş durumda. Birçok lokomotif banka hisselerinde fiyat kazanç oranları 5-6 civarında seyrederken BIST100 Endeksi için fiyat kazanç oranı 15-16 seviyelerinde. Piyasaların olumlu fiyatlamaya konu olacak beklenti ve gündem ihtiyacı ise devam ediyor.
PİYASALAR enflasyona odaklandı. Mayıs ayında gıda fiyatlarındaki düşüşle enflasyon hızı gerilemiş ve mevsimsellik etkisiyle haziran ayı için de umut vermişti. Dış piyasalarda petrol fiyatlarının da düşüyor olması bu umuda ayrıca katkı yapmıştı. Cuma günü açıklanan enflasyon (TÜFE) haziranda aylık yüzde 0.99, yıllık yüzde 32.11 artış olarak gerçekleşti. Beklentiler yüzde 0.95-0.97 idi. Enflasyon hızının beklentilere yakın ve yüzde 1.71 olan mayıs rakamının altında gelmesi bardağın dolu tarafı. Ancak gıdada mayıstaki düşüş haziran ayında yerini yüzde 0.17'lik yükselişe bırakmış görülüyor. Beklenti gıda fiyatlarındaki düşüşün devam edeceği şeklindeydi.
SATIŞLAR DİKKAT ÇEKİYOR
Enflasyon verilerindeki detaylardan sonra piyasa algısına bakacak olursak; Faize en duyarlı sektör olan bankacılık hisselerine gelen satışlar dikkat çekerken bu durum TCMB'nin 23 Temmuz toplantısında olası bir faiz indirimi için pek umut vermedi. Fitch'ten finans sektörü için gelen olumsuz değerlendirmelerin de bu satışlarda bir parça etkisi olabilir. Diğer yandan gösterge tahvil faizinde enflasyon sonrası hafif yükseliş görüldü. Emlak Konut GYO ve bazı gayrimenkul yatırım ortaklıklarında görülen satışları da yine TCMB faiz beklentisi çerçevesinde görmek gerekir. Piyasanın ne söylediğinden çok ne yaptığından hareketle umutların 10 Eylül toplantısına ertelenmiş havası ağırlık kazanmış görülüyor. Yine de 23 Temmuz TCMB toplantısını görmek yerinde olacak. Sürpriz sonuçlar da çıkabiliyor.
Haberin DevamıİNDİRİM ALGISI ZAYIFLADI
Banka hisseleri borsanın lokomotiflerinden. Borsada "bankasız çıkış olmaz" algısının halen önemli ölçüde geçerli olduğu varsayımından hareketle bankalara gelen satışların BIST100 Endeksi'ni de zayıflatan bir yanı var. Bankacılık son yıllarda enflasyon muhasebesinden istisna olmasının da katkısıyla en kârlı sektör konumunda. Bununla birlikte kâr rakamlarında son aylarda artış hızı ivme kaybetmiş durumda. Muhtemelen kredi kısıtları ve yüksek faiz etkili oldu. Son tahlilde birçok lokomotif banka hisselerinde fiyat kazanç oranları 5-6 civarında seyrederken BIST100 Endeksi için fiyat kazanç oranı 15-16 seviyelerinde. Burada iskonto durumu söz konusu. Piyasaların olumlu fiyatlamaya konu olacak beklenti ve gündem ihtiyacı ise halen devam ediyor. Dezenflasyon sürecinin devamıyla TCMB'nin faiz indirimlerinin gelebileceği algısı şimdilik biraz zayıflamış görülüyor. En azından borsanın ve banka hisselerinin verdiği tepkiye bakarak bu sonucu çıkarmak mümkün. Ancak dış koşullardaki iyileşme ve artan risk iştahıyla Borsa İstanbul'a yabancı ilgisi devam ederse bu durumda yine bankalar tercih sırasında ilk sıralarda olabilir.
Haberin DevamıGÖZLER NATO ZİRVESİ'NDE
BIST100 Endeksi çıkış için gerekçe arayacak ise bunu iç gündemden çok, olumlu seyreden dış piyasa koşullarından bulması daha olası görülüyor. Önümüzdeki haftanın diğer önemli gündemi ise Ankara'da yapılacak olan NATO zirvesi olacak. Özellikle Türkiye-ABD görüşmeleri ve savunma sanayi konusunda bir gelişme olup olmayacağı konusu yakın takipte olacak. Tepki alımlarına rağmen Borsa İstanbul'da temkinli görünümün dağıldığını söylemek için henüz erken.
ALTIN VE GÜMÜŞ TOPARLANMAYA ÇALIŞIYOR
DIŞ piyasalarda iyimserlik hakim. ABD ile İran anlaşması sonrası düşen petrol fiyatlarının enflasyona olumlu yansımalarına beklentilerin oldukça altında gelen ABD tarım dışı istihdamı da eklendi. Bu durum Fed'in faiz artırım beklentilerini ötelerken doları zayıflattı. Faiz artırım olasılığı gündemden kalktı diyen de yok değil. Geçen hafta Euro Bölgesi'nde açıklanan enflasyon verilerinde önceki aya göre gerileme var. Savaş öncesi seviyelere düşen petrol fiyatlarındaki düşüş enflasyona yansımaya başlarken bu durum merkez bankalarının faiz politikasını da olumlu yönde etkileme potansiyeline sahip. Suudi Arabistan'ın üretim kapasitesinin savaş öncesinin yüzde 90'ına ulaştığı haberleri, OPEC+ Grubu'nun temmuz toplantısında ağustos ayı petrol üretim kotalarını 188 bin varil artırması beklentisi de petrol fiyatlarındaki düşüşe katkı yapan bir durum.
Haberin DevamıTEPKİ YÜKSELİŞİ
ABD ve Avrupa merkez bankaları kaynaklı son açıklamalarda faiz artırımı için acele edilmemesi yönünde telkinler var. Ancak merkez bankaları başkanlarının halen faiz konusundaki temkinli duruşlarını korumalarını "sözlü yönlendirme" çerçevesinde değerlendirmek mümkün. Son gelişmeler güvenli liman işlevi gören dolardaki değer kazanımının durmasına neden oldu. Bu durum altın ve gümüş fiyatlarına tepki yükselişi olarak yansıdı. Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre 20 aydır alımlarına devam eden Çin başta olmak üzere merkez bankalarının altın alımlarının sürdüğü ve mayıs ayında 41 ton net alım yaptığı bilgileri paylaşıldı. Geçen haftaya kadar bazı altın fonlarından çıkış olduğu haberleri vardı. Bu haber akışlarında fiyatların seyrini takip etmek açısından biraz da teknik analiz verilerine göz atmak yararlı olabilir.

19