BIST100 Endeksi'nde 15 bin 200 seviyesinin test edildiği mayıs ayından bu yana devam eden düşüş trendi kırıldı. Borsadaki son yükselişi denemesi hem örtülü faiz indirimi olasılığı hem de kısa vadeli faiz getirilerine vergi gelebilir mi öngörülerinin fiyatlaması olarak da okumak mümkün. Bu beklentilerin gerçeklik kazanıp kazanmayacağını ise önümüzdeki günlerde göreceğiz. Öte yandan borsada yükselişin bankalar öncülüğünde olması "Bankasız çıkış olmaz" tezini tekrar doğruladı.
Borsa İstanbul'da yükseliş sürüyor. BIST100 Endeksi'nde 15 bin 200 seviyesinin test edildiği mayıs ayından bu yana devam eden düşüş trendi kırıldı. Henüz resmiyet kazanmadığı için spekülasyon olarak değerlendirmek durumunda kaldığımız ve kısa vadeli sıcak para hareketleriyle parasal fonlara vergi düzenlemesi yapılacağına yönelik haber akışları çıkışın devamında etkili. Ancak ilk fiyatlama sonrası piyasalar gelişmeleri görüp ona göre yol yürümek isteyebilir. Bir süredir yabancı yatırım bankalarından Borsa İstanbul için gelen "ucuz ve primsiz" yönündeki raporlar, tahvil ve bono ağırlıklı yabancı alımları, artan risk iştahı, örtülü faiz indirimi anlamına gelecek olan haftalık repo ihalelerinin başlama olasılığı ve dış borsalardaki iyimserlik BIST100 Endeksi'ndeki çıkışı destekleyen gelişmeler. Buna karşılık risk veya zayıf yönlere baktığımızda ise, halen yüksek faiz ortamının korunuyor olması, yavaşlayan ekonomik aktivite ve zayıf gelen 06/2026 bilançoları var.
BİLANÇOLAR VE SAVAŞIN ETKİSİ
* Çok sayıda şirket zarar açıklarken birçok hissede kâr rakamları önceki dönemlerin altında kaldı. Ekonomi yavaşlayınca şirketler de bundan nasibini almış görülüyor. Bu açıdan bilançolar sürpriz değil. Uygulanan para programı çerçevesinde hedeflerle uyumlu demek mümkün. Faizleri yüksek tutup döviz kurunu ve talebi baskılayarak enflasyonu kontrol altına almak öngörülmüştü. Ancak ABD-İran savaşıyla yükselen petrol ve doğalgaz fiyatları bu defa maliyet enflasyonunu da beraberinde getirdi. Mücadele biraz daha zorlaştı. Bu durum TCMB'nin faiz indirim sürecinin ertelenmesine neden oldu. Buna bağlı olarak yüksek faiz nedeniyle borsa da baskı altında kaldı.
* Borsadaki son yükseliş denemesi hem örtülü faiz indirimi olasılığı, hem de kısa vadeli faiz getirilerine vergi gelebilir mi öngörülerinin fiyatlaması olarak da görülebilir. Bu beklentilerin gerçeklik kazanıp kazanmayacağını ise önümüzdeki günlerde göreceğiz. Borsada yükselişin bankalar öncülüğünde olması "bankasız çıkış olmaz" tezini tekrar doğruladı. Bu durum biraz da TCMB'den faiz beklentisiyle ilgili.
Haberin DevamıGÜÇLÜ ÇIKIŞ İÇİN GÜÇLÜ BEKLENTİ GEREK
* Yükseliş nedenlerine arızi bir sebep ilave etmek gerekirse; ticarette ucuz olanı alıp pahalıya satmak esastır. Borsa primsizdi alım geldi. Altın da primsiz kalmıştı, fırsat olarak görülüp ona da alım geldi. Son hareketlenmelere biraz da ticari işleyiş açısından bakmakta yarar var. "Borsalarda yukarı çekim kanunu vardır" der eski bir borsacı sözü. Her ne kadar "Ucuz etin yahnisi yavan olur" da dense borsalar büyük krizler yoksa diplerde fazla kalmıyor. Güçlü çıkış trendleri için güçlü beklentiler gerekir. Henüz o noktada olmadığımız da açık. Tepki çıkışı kısa dönem için güç kazanmış görülse de halen kırılgan tabloyu tamamen aştığımızı söylemek zor. Bu açıdan teknik destek dirençlerini yakından izlemek gerekecek. Borsa İstanbul'da iyimserlik sürüyor.
Haberin DevamıYABANCI ALIMLARI HİSSEYE DÖNMEYE BAŞLADI
* Yabancıların son dönemde Türk mali varlıklarına ilgisi devam ediyor. TCMB tarafından açıklanan 14 Ağustos ile biten haftalık verilerde; Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 176 milyon dolarlık alım, tahvil ve bonoda ise 306 milyon dolarlık satış yaptılar. Tahvil ve bonoda 9 haftalık kesintisiz alım sonrası ilk defa satış tarafında göründüler. Hisse senetlerinde ise bir önceki haftaya göre alım miktarını artırdılar. 14 Ağustos itibariyle Türkiye'de carry trade işlemleri 62.4 milyar dolarla rekor seviyeye yükseldi. Bir süredir yüksek faiz ve kurların baskı altında kalmasıyla carry trade için zeminin uygun olduğu vurguladığımız bir konuydu. Türkiye'nin 220 seviyesine çekilen ülke risk puanıyla (CDS) düşüşün sürmesi, yabancı yatırım bankalarından gelen olumlu değerlendirmeler, Türkiye'nin en yüksek faizi veren ülkelerden biri olması ve yılın son çeyreğinde faiz düşüşüne ilişkin beklentiler nedeniyle oluşan carry trade rakamı normal bir sonuç. Diğer yandan TCMB "ödemeler dengesi" tablosuna göre doğrudan ve portföy yatırımlarında; Yerlilerin yurtdışı yatırımları, yabancıların Türkiye'ye getirdiği tutarın üzerinde kalmaya devam ediyor.
Haberin DevamıALTINDA YÜKSELİŞ İVME KAZANDI
* Dış piyasalarda ABD Hazine Bakanlığı'nın uzun vadeli tahvillerdeki geri alım miktarını en az iki katına çıkaracağını açıklamasına bağlı iyimserlik devam ediyor. ABD, tahvil geri alımlarda limitleri artırma kararı doları zayıflattı. Bu görünüme paralel olarak altın ve gümüş fiyatlarındaki yükseliş ivme kazandı. Bunda fonlar ve merkez bankaları kaynaklı altın talebinin etkisi de önemli. Altın tekrar 'güvenli liman' işlevine geri dönüyor izlenimi ağırlık kazanmaya başladı. Hatırlanırsa ABD-İran savaşının başlamasıyla piyasalar doları güvenli liman olarak görmeye başlamıştı. Ancak bu durumun geçici olduğu, orta ve uzun vadede altının tekrar güvenli liman işlevine geri döneceği bilinen ve dillendirilen bir durumdu. Teknik analiz açısından altının ons fiyatında 4 bin 400 seviyesinin geçilmesiyle 5 bin 600'den başlayan düşüş trendinin kırılması kayda değer bir gelişme. Altın fiyatları düşüş trendinden ve satış baskısından kurtulup yeni bir evreye geçmiş oldu.

26