Borsanın ucuz ve primsiz olduğu yönünde kabul gören bir görüş var. BIST100 Endeksi son düşüşle Ocak 2026'daki seviyelere çekildi. 9 ay kayıp. Dolar bazında ise Ekim 2025'teki seviyelerinde. Buna rağmen alıcı zayıf. Çünkü borsanın veya hisselerin yükselecek beklentisi henüz güç kazanmış değil. Eğer güven oluşursa, hisselerin bulundukları bu seviye fırsat olarak görülüp ciddi alıcılar gelebilir. Veriler, güvenin oluşması için zamana ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
ESKİ bir borsacı sözü 'Hisse fiyatı yükselecek diye alınır' der. Borsanın ucuz ve primsiz olması yanında yükselişe dair bir beklenti varsa alıcı gelir. Bu dönem böyle bir süreçten geçiyoruz. Borsanın ucuz ve primsiz olduğu yönünde kabul gören bir görüş var. BIST100 Endeksi son düşüşle Ocak 2026'daki seviyelere çekildi. 9 ay kayıp. Dolar bazında ise Ekim 2025'teki seviyelerinde.
Finansal verilere bakıldığında da ucuzluk, doğruluk payı oldukça yüksek bir tespit. Bilanço değerleme kriterlerinin başında gelen fiyat kazanç ve piyasa değeri/defter değeri oranları bu algıyı doğrular görünümde. Bir hisseye düşen özkaynak tutarını gösteren defter değeri ile bunun hisse fiyatına oranına göz atıldığında 1'in altında 300 civarında hisse var. 300 kadar hisse bilanço defter değerinin altında işlem görüyor. 10 seviyelerinde seyreden BIST100 fiyat kazanç oranının altında işlem gören 100'den fazla ise hisse mevcut.
Haberin DevamıGÜVEN OLUŞURSA ALICILAR GELEBİLİR
Buna rağmen alıcı zayıf. Çünkü borsanın veya hisselerin yükselecek beklentisi henüz güç kazanmış değil. 'Ucuz etin yahnisi yavan olur' atasözü böyle zamanlarda borsada sıkça kullanılır. Önemli desteklerini test eden BIST100 Endeksi'nde dip arayışı tamamlanmış görülmüyor. Aslında destek ve dip arayışından çok 'güven' arayışı demek daha doğru olacak. Güven oluşsa hisselerin bulundukları bu seviye alım fırsatı olarak görülüp ciddi alıcılar gelebilir. 'Kriz fırsattır, kriz servetlerin el değiştirmesidir' sözlerine de bir parantez açmak doğru olacak. Son günlerde geri çekilmelerde görülen tepki alımların güçlü olduğunu söylemek çok zor. Bu durum güvenin yeniden tesisi için zamana ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Yerli ve yabancı yatırımcı açısından fonlarla ilgili devam eden sürecin tamamlanması veya gündemde geriye düşmesi bu açıdan oldukça önemli olacak. Ortamın durulması ve fonların tasfiye sürecinde nakit yaratmak için hisselerdeki satışların boyutu görülmek isteniyor.
YABANCIDA 6.1 MİLYAR DOLARLIK GERİLEME
Ayrıca sorunlu olmayan fonlardan çıkışlar oluşunca bunun da hisse tarafına yansımaları söz konusu. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre, eylülde yabancı yatırımcıların fon portföy büyüklüğü 11.1 milyar dolardan 5 milyar dolara gerilediği bilgisi haber akışlarında geçti. 6.1 milyar dolarlık gerileme yarıdan fazlası demek. Yerli yatırımcı ise şimdilik güvenli liman ve yüksek faizin de etkisiyle mevduata yönelmiş durumda. Hisse taşıyanların tasarrufları da erozyona uğramış gözüküyor. Para piyasalarından (faiz, döviz) sermaye piyasalarına tasarruf transferi konusunda bu aşamada henüz bir işaret görülmüyor.
Haberin DevamıGÖZLER MERKEZ'İN FAİZ KARARINDA
TCMB'nin 22 Ekim'de toplantısı var. Eylül enflasyonunun tahminlerin altında kalmasıyla beklentiler 100 baz puanlık indirim yönünde ağırlık kazandı. Ancak faiz sabit kalır diyenler de az değil. Piyasada bir görüş birliği yok. TCMB Başkanı Fatih Karahan TBMM'de 6 Ekim'de yaptığı konuşmasında; dezenflasyon sürecinin arz yönlü baskılarla yavaşladığını, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Faiz indirimi konusunda bir sinyal vermedi. ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs ise, TCMB'nin gevşeme döngüsünü başlatması için erken olduğu görüşünü yinelerken 22 Ekim'de değişiklik beklemediklerini açıkladı.
Haberin DevamıYATIRIM ARAÇLARINDA DEĞİŞİMLER OLABİLİR
Faiz değişmezse yatırım araçlarında mevcut görünüm korunabilir. Ancak 22 Ekim'de faiz düşerse Borsa İstanbul çıkış için aradığı gerekçelerden birini sağlamış olur. Bu takdirde getiri azalacağı için TL mevduattan dövize veya altın, konut, borsa gibi yatırım araçlarına bir miktar kayma olasılığı artabilir. Döviz kurlarında olası bir yükseliş kur geçişkenliğine bağlı olarak enflasyonda artış demek. Aynı zamanda yavaşlayan ekonomiye can suyunun verilmeye başlaması anlamını taşıyor.
Cuma günü açıklanan Türkiye'nin sanayi üretimi ağustosta yüzde 1, yıllıkta yüzde 1.9 azaldı. Bu görünümde yüksek faizle talep daraltıcı politikaların da payı var. Geçen hafta Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ayakkabı sektöründe istihdamın 3.5 yılda yüzde 40, adet bazında ise ihracatın yüzde 50 gerilediğini açıkladı. Olası bir faiz indiriminin sanayici ve ihracatçı için önemi malum. Diğer tarafta da enflasyon ile mücadele var. Hem Borsa İstanbul'un hem de reel ekonominin faiz indirimine ihtiyacı olduğu açık. Bunun kararını verecek olan ise ekonomi yönetimi elbette. Borsa İstanbul'da fon kaynaklı gelişmelere bağlı olarak temkinli görünüm sürüyor.

16