Belirsizlik korunuyor

ABD-İran ateşkesinin ardından yatırımcılar borsa yerine tahvile yönelse de, piyasaların belirsizlikte 'bekle-gör' moduna geçmesi, risk iştahının gerçekten canlanıp canlanmayacağını soruyor.

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, ABD-İran ateşkesi sonrası Türk piyasalarının belirsizlik içinde hareket ettiğini ve yatırımcıların risk iştahını geri kazanmaya çekinceli olduğunu savunmaktadır. Bunu, yüksek faizlerin ve jeopolitik risklerle artan dolar rezervlerinin verilerle desteklemektedir. Ancak savaş döneminin bilançolara yansımasının zayıf olacağı ve teknoloji sektörü hamlesinin başarılı olup olmayacağı hala belirsiz değil midir?

Yatırımcılar ABD ve İran arasındaki ateşkes ile risk iştahı artınca kısmen de olsa borsaya yönelmeye başlamışlardı. Fakat anlaşma konusundaki belirsizlikler sonrasında tekrar 'bekle gör' moduna geçtiler. Ne olacak da borsa yükselecek sorusunun cevabı net şekilde verilene kadar bu duruşun korunması muhtemel. ABD ile İran arasında barış sağlanırsa risk iştahı tekrar artar. Yabancı yatırımcı açısından ise özellikle tahvil bono tarafında 'carry trade' için avantajlı bir durum söz konusu.

PİYASALAR, ABD-İran kaynaklı gelişmelere göre yön bulmaya çalışıyor. Umutlu bekleyiş sürse de iki taraf arasında anlaşma konusunda henüz belirsizlik aşılabilmiş değil. İç gündemde ise TCMB'nin çarşamba günkü toplantısında beklendiği üzere faiz sabit bırakıldı. Faizin değişmemesinde; TCMB'nin enflasyonun ana eğiliminde mart ayında gerileme görmesinin, ABD ile İran arasında ateşkes sağlanmasının ve döviz kurlarında agresif bir hareket yaşanmamasının etkileri olduğu belirtiliyor.

FAİZDE BEKLE-GÖR MODUNA GEÇİLDİ

Savaşın başlamasıyla TCMB zaten, haftalık repo ihalesini iptal ederek örtülü faiz artışı yapmıştı. TCMB toplantı metninde ise; ana eğilimin nisan ayında bir miktar yükseleceği, jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler, para politikasının dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceği, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruş vurguları ileriye yönelik projeksiyonlarda faiz indirimi için umut vermedi. Kredi derecelendirme kuruluşu S&P kaynaklı değerlendirmelerde 'aralık ayına kadar faiz indirimi beklenmediği' ifade edildi. Faiz risksiz getiridir ve borsanın en ciddi rakiplerinden biridir. Bu açıdan yüksek faizin borsa üzerinde baskı yapması olağan bir durum.

Haberin Devamı

Yatırımcılar ABD ve İran arasındaki ateşkes ile risk iştahı artınca kısmen de olsa borsaya yönelmeye başlamışlardı. Fakat anlaşma konusunda belirsizlikler hasıl olunca tekrar 'bekle gör' moduna geçtiler. Ne olacak da borsa yükselecek sorusunun cevabı net şekilde verilene kadar bu duruşun korunması muhtemeldir. ABD ile İran arasında barış sağlanırsa risk iştahı tekrar artar. Yabancı yatırımcı açısından ise özellikle tahvil bono tarafında 'carry trade' için avantajlı bir durum söz konusu. Gerek TCMB, gerekse mevduat ve tahvil faizleriyle enflasyon arasında faizler lehine ciddi bir fark oluştu. Türkiye'nin dünyada en yüksek faizi veren birkaç ülkeden biri olması yanında, döviz kurlarındaki artışın da faizlerin altında kalması sıcak para girişleri açısından elverişli bir zemin oluşturuyor.

Haberin Devamı

BİLANÇOLARDA PARLAK TABLO GÖRMEK ZOR

Diğer yandan borsada dikkatler yayınlanmaya başlanan 03/2026 dönem bilançolarında. Beklentiler ise zayıf. Sürpriz bilançolar elbette olacak. Ancak reel ekonomide coşkulu bir görüntü yok. Yılın ilk çeyreğinin bir kısmının da savaşın etkisinde geçtiğini dikkate alırsak bilançolarda parlak bir tablo beklemek fazlaca iyimserlik olacak. Bankalar, Aselsan, Tüpraş, Petkim, lokomotif holdingler, enerji ve perakende sektörüne ait bilançolar daha yakından izlenecek.

Savaş nedeniyle Aselsan; yüksek petrol fiyatları nedeniyle Tüpraş, Petkim; talep elastikiyetinin az olması nedeniyle de perakende şirketlerinin bilançolarında performans kaybı olmayabilir. Son günlerde dikkat çeken diğer gelişme, şirket ortaklarından gelen pay satışları oldu. Yerli veya yabancı alıcılara yapılan hisse satışlarının nedenleri arasında; nakit yaratma, borç yükünü azaltma, hissenin satış için uygun fiyatlara gelmesi nedeniyle kâr realizasyonu, üretim yapısını değiştirmek için sermaye oluşumu gibi gerekçeler sıralanabilir. Hangi hisse satışının ne sebeple yapıldığının tespiti zor. Küresel ekonomide üretim yapısının değiştiği bir gerçek. Bundan 15-20 yıl önce dünyanın en değerli şirketleri arasında enerji şirketleri yer alırken son yıllarda yapay zekâ ve teknoloji şirketleri var. Türkiye ekonomisi de bu duruma uyum sağlamak durumunda.

Haberin Devamı

Borsanın lokomotifi konumundaki Aselsan'ın en flaş hisselerden biri olmasının altında da önemli ölçüde bu gerekçe var. Geçmişte lokomotif hisseler bankalardı, sonra THYAO oldu, şimdilerde ise lokomotif işlevini Aselsan görüyor. Pahalı mı ucuz mu, bu fiyatı eder mi etmez mi tartışmalarına rağmen en azından bir süre daha öncü konumunu koruyacak gibi görünüyor. Fiyat kazanç ve piyasa değeri defter değeri gibi rasyolara bakıldığında BIST100 fiyatlamalarının oldukça üzerinde. Ancak sürekli büyüyen bir teknoloji şirketi ve savaş şartları nedeniyle savunma sektöründe yer alması ayrıca destekleyici bir etken. ABD ve İran arasındaki belirsizliğin sürmesine bağlı olarak Borsa İstanbul'da temkinli görünüm korunuyor.

Haberin Devamı

DIŞ PİYASALARDA SAKİN BEKLEYİŞ VAR

Dış piyasalar ABD ve İran arasındaki gelişmelerin etkisinde. İki taraf arasında görüşmelerin tekrar başlaması olasılığı umutları canlı tutuyor ancak mesaj trafiği dışında henüz somut bir gelişme yok. Anlaşma sağlanamazsa piyasalarda tansiyon tekrar yükselebilir. Son gelişmelere rağmen ateşkesin korunuyor olması "ehveni şer" olarak değerlendirilebilir. Ateşkesin uzaması ise soğuk savaş dönemini çağrıştırmaya başladı.