Koşun haber verin tarihe!

24 yıllık özlemi bitirmek için çıktığımız bir maçtı. Maça aşırı movite olmaktan gereksiz yere telaş yaptık. Gol gelmedikçe strese girdik. Kosova evinde oynamanın avantajı ile daha rahattı. Hatta ilk yarıda daha çok pozisyona giren taraf da Kosova idi. Uğurcan Çakır yine muazzam kurtarışları ile ön plana çıktı. Kosova'nın ilk yarıda direkten dönen topunda yüreğimiz ağzımıza geldi. Önce Uğurcan sonra direk!
Asllani ile savunmamızın arkasına çok sarktılar. İlk 45'te ön plana çıkan iki oyuncumuz vardı. Uğurcan Çakır ve adeta bir golü önleyen Abdülkerim Bardakcı. Kenan Yıldız ile sol kanattan etkili olmaya çalıştık. İlk yarıda Arda Güler ve Kerem Aktürkoğlu çok top ezdi, etkili olamadı. Hakan Çalhanoğlu neredeyse stoper gibi oynadı. Hakan bu kadar geride kalınca onun liderliğinden de oyun kurucu özelliğinden de faydalanamıyoruz. İlk yarıda Orkun Kökçü'nün muhteşem bir vuruşu vardı. Top bizi sevseydi bu vuruş gol olurdu. Az farkla auta gitti top.
Kosova çok diri bir takım olduğunu yine gösterdi. Çok adamla hücum yaptılar. Hızlı top çevirdiler. Bizim baskımız karşısında da hemen topun arkasına geçip, savunmada çoğalmasını bildiler. İlk yarıda Kosova kalecisi Muric'in kurtarışı yoktu ama bizim kalecimiz Uğurcan, müthiş performansı ile Milli Takımımız'ı ayakta tutan isimdi. Zaten bizim ilk 45'te rakip kaleyi bulan şutumuz bile yoktu. İkinci yarıya daha baskılı başladık ve Kerem Aktürkoğlu ile aradığımız golü bulduk. Attığımız bu golde Orkun Kökçü'nün payı çok büyüktü.
Geriye düşen Kosova, bütün riskleri alarak üzerimize geldi. Biz de önde olmanın avantajı ile üzerimizdeki stresten ve telaştan kurtulduk. Daha iyi oynamaya başladık. Kosova'nın hızını ve baskısını çok iyi kırdık. Zaman zaman da oyunu soğuttuk. İkinci yarıda Kenan'ın muhteşem bir şutu vardı, kaleci Muric çok iyi çıkardı. Böyle eleme maçlarında iyi oyundan daha önemlisi akıllı oyundur. Romanya ve Kosova maçlarını bir satranç maçı gibi oynayarak zafere ulaştık.