'Sütlü Nuriye' deyip geçme!

Evren, darbeden sadece 5 hafta sonra, 20 Ekim 1980'de "veto"yu kaldırdı ve Yunanistan kolayca döndü.

Ne halt yediğini yıllar sonra idrak edebilen Kenan Evren ise daha sonra bu kararını "hata" olarak nitelendirdi:

Bir "kurmaya", dahası "Genelkurmay Başkanı"na yakışmayan dar görüşlülükler sergileyen ve "bir sağdan bir soldan" astık diye toplumun tüm kesimlerine tarifi imkansız acılar yaşatan Kenan Evren'in...

12 Eylül ihanetinin ardından Türkiye'ye kazandırdığı belki tek "tatlı" şey ise "Sütlü Nuriye" idi.

Şaka değil...

12 Eylül cunta yönetiminin, "baklava"ya narh koyması, yani yarı fiyatına satılmasını istemesi üzerine tam bir yıl boyunca üretim yapmayan ve dükkânlarını kapatan baklavacıların aklına, "baklava" yerine cevizli, fındıklı ''Sütlü Nuriye'' satmak gelmiş.

Fiyatların 450 binden 340 bine düşürülmesi üzerine kolları sıvayan baklavacılar süt katıp ağırlığı artırınca, kâr marjlarını yükseltmeyi başarmışlar...

Fakat bu sefer de "satış izni" sorunuyla karşı karşıya kalmışlar.

El altından yapılan satışlar yüzünden işyerlerinin kapıları mühürlenmiş.

Askerlere yasağın anlamsızlığını anlatmaya çalışan işçiler, defalarca cezaevine düşmekten son anda kurtulmuş.

Askeri yönetime yazılan izin talep dilekçeleri, "İnceleniyor hâlâ" engeliyle karşılarken...

Baklavacılar, Kenan Evren'in kızına ulaşmış.

Kızı ise "Babam şu anda Türkiye'deki elli bin sorunla uğraşıyor. Onunla baklava ile ilgili konuşmaktan çekinirim" demiş.

Bir yıllık mücadelenin ardından Sütlü Nuriye için izin çıktıktan sonra da diğer tatlıcılar üretime geçmiş.

Böylece Sütlü Nuriye'nin popülerliği her geçen gün artmış.