İBB'deki iki zihniyet farkı!
ZEKERİYA SAY
Takvimler 17 Eylül 2006'yı gösteriyordu.
Hürriyet gazetesi, "Evdeki eş böyle sevgili böyle" başlıklı haberinde, İBB iştirak şirketi BELBİM A.Ş.'nin o dönem Genel Müdürlüğünü yapan Adnan Şahin'in, birlikte tatile gittiği Hatice Ş.'yi kucağında gösteren bir fotoğrafı birinci sayfasından yayınlayarak…
"Başörtülü eşi olan müdürün, başı açık sevgili yaptığını" yazıyordu.
Müslümanları birer "uçkur düşkünü" olarak göstermek için köpürtülen haber sonrası, başörtülü eşini ve "aile dostum" dediği Hatice Ş.'yi yanına alan Adnan Şahin, apar topar kameralar karşısına geçerek, fotoğraflara açıklık getirmeye çalıştı. Görüntülerin, iş akdi feshedilen eski bir personel tarafından kasıtlı olarak basına servis edildiğini öne süren Şahin, "Fotoğraf arkada görünen dereyi geçmeye hazırlanırken çekildi" dedi. Ertesi gün bu sözler, iktidar karşıtı medyada, "Çayı böyle geçmişler", "Sudan bahane" şeklindeki haberlerle dalga konusu yapıldı.
Zira! Bütün muhalif medya "Aile dostumdur" açıklamasına rağmen, Şahin'in birlikte poz verdiği Hatice Ş. ile "aşık" olduklarına peşinen inanmıştı.
Yetmedi… Aynı gazeteler, Alanya'nın doğusunda, Kestel Beldesi sınırlarında ve kent merkezine 6 kilometre uzaklıktaki kalan "Dim Çayı" hakkında kapsamlı haberler yapmaya başladı. Torosların eteklerinde doğup 60 kilometre uzaklıktaki Akdeniz'e dökülen Dim Çayı'nın "Aşıkların uğrak yeri" olduğu hatırlatıldı.
Hâlâ bu "aşk hikâyesine inanmayan çıkabilir" diyerek, bir kadınla fotoğraflanınca "çiçek suladım" diyen Kamer Genç'in sözlerinin unutulduğunu… Artık yeni trendin "çaydan geçirmek" olduğu yazıldı.
Hepsi bir tarafa!... Evli bir kadınla, hem de kocasının yatağında birlikte olan dönemin CHP lideri Deniz Baykal bile…
Hükümetin terörle mücadele konusunda koordinatörlere güvenmesini eleştirirken, "Koordinatör çalışmalarını yapacak ve PKK'yı bitireceğiz' demenin, 'Dim Çayı'nı geçirmek için kucağıma aldım' demekten farkı yoktur" ifadelerini kullandı.
Tabii… Olayın üzerinden 24 saat bile geçmeden dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş, o müdürü; Adnan Şahin'i görevden azletti.
Kendisine, "Adnan Şahin'le görüşecek misiniz" sorusunu soran gazetecilere ise;
"Basında çıkan haberleri takip ettikten sonra gerek duymadık" yanıtını verdi.
Evet! Tam 25 yıllık Milli Görüş ve AK Parti yönetimindeki İBB'de patlak veren tek "yasak aşk" iddiası buydu.
Onun da… Skandala ismi karışan müdürün ifadesi bile alınmadan, sadece gazetelerde çıkan iddialara bakılarak gereği yapıldı.
Sonra ne mi oldu
AK Parti döneminde "İBB'nin kötü yönetildiğini" iddia eden ve "Her şey çok güzel olacak" şeklinde ayakları yere basmayan vaatlerde bulunan Ekrem İmamoğlu ve şürekâsı göreve geldi.
Göreve gelir gelmez ilk iş olarak, LGBTİ ahlaksızlığını meşrulaştırmak için İBB bünyesinde "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" birimi kurmaya çalışan yeni yönetim… Eşcinsel sapkınları işe alarak, personele 'homoları tanıma' dersi verdirerek, İBB'ye ait dükkânları lezbiyenlere peşkeş çekerek, ecdat yadigârı Feshane'de sapkın imgeler barındıran sergiler açarak ve duvarlara cinsel organ görünümünde canavarlar çizerek halkın bilinçaltına "sapkın ilişki" biçimlerini empoze etmeye başladı.
Bir yandan ahlaki değerleri törpüleyen, diğer yandan malı götüren bu "kötücül yönetimin" gerçek yüzü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen operasyonlar sonrası deşifre oldu.
Meğer "Kendisini iyi bir Müslüman olma arzusunda bir insan"

22