İran hakkındaki gizli bilgileri çalarak, New York Times gazetesine sızdıran eski bir CIA görevlisi, Amerika'da tutuklandı.
ABD'nin mahrem bilgilerini sızdıran WikiLeaks'in kurucusuJulian Assange'ın neler yaşadığını tüm dünya gördü.
Aynı tarife Türkiye'de uygulandığında ise her seferinde yer yerinden oynadı...
Hatırlayın...
Libya'da şehit olan MİT mensubunun kimlik bilgilerini ve yakınlarını ifşa eden Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hülya Kılınç ile aynı bilgileri paylaşan Murat Ağırel gözaltına alındığında, başta CHP olmak üzere malum zihniyet topyekûn harekete geçti...
MİT mensuplarına yönelik mahrem sırları ifşa eden fondaşların, "gazetecilik" yaptığını iddia ederek, "vatana ihanet" suçlamasıyla yargılanmalarına rağmen onları aklamaya çalıştı.
Veli Ağbaba ve Nurettin Demir ile birlikte CHP'nin "Cezaevi Komisyonu üyeleri" arasında yer alan Özgür Özel; "adam öldürmek, terör örgütlerine üye olmak ve bu örgütlerin silahlı-silahsız eylemlerine katılmak" gibi suçlardan cezaevinde bulunan sözde gazetecileri(!) masum göstermek için raporlar hazırladı.
BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklandığında...
Özgür Özel, Sincan Cezaevi'ne giderek İsmail Arı'yı...
Murat Emir ise BirGün'e giderek gazeteyi ziyaret etti.
CHP Milletvekili Okan Konuralp ise Arı'nın tutuklanmasının "yargı işlemi değil AK Parti rejiminin eseri" olduğunu iddia etti.
Gökçe Gökçen, Utku Çakırözer, Kayıhan Pala, Mahmut Tanal gibi milletvekilleri, Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Burhanettin Bulut, Gül Çiftçi ve Gökhan Zeybek gibi genel başkan yardımcıları Arı'ya duruşma takibi ve destek ziyaretleri gerçekleştirdi.
Kendi yönettikleri belediyelerde patlayan yolsuzluk lağımları hakkında tek kelime yazamayan...
Adrese teslim ihaleleri, rüşvet skandallarını, Ekrem İmamoğlu merkezli "asrın yolsuzluğu" davalarını perdeleme yoluna giden "fondaşları" için seferber olan...
"Özgür basın susturuluyor" diyerek ortalığı ayağa kaldıran CHP'liler...
Sıra kendi "pisliklerini" deşifre eden gazetecilere gelince, değil "basın özgürlüğünü" savunmak...
Resmen "susturucu" görevini üstleniyorlar...
Kendilerine yönelik en ufak eleştiride bulunan gazetecileri "şiddetle" susturma yoluna gidiyorlar.
Mersinli gazeteci dostum Zeynel Boğan, sırf CHP'li belediyelerde dönen yolsuzlukları yazdığı için, Mersin Büyükşehir Belediyesi kadrosunda yer alan saldırganlar tarafından muştalı saldırıya uğradı.
CHP'li Ayvalık Belediyesinde dönen usulsüzlükleri yazan gazeteci Yüksel Kalkan, aralarında Belediye Başkanı Mesut Ergin'in korumasının da olduğu belirtilen 7-8 kişi tarafından öldüresiye darp edildi.
CHP'ye yakınlığıyla bilinen ve yıllarca Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında çok ağır ifadelerin yer aldığı kitaplar yazan...
Tabir caizse Başkan Erdoğan'a demediğini bırakmayan ve buna rağmen en ufak zarar görmeyen yazar Ergün Poyraz...
CHP'li Kuşadası Belediyesinde "Mıcır alımı"

15