"G.vat Amerika" yine teröristleri sattı!
ZEKERİYA SAY
2017 yılıydı…
ABD'li senatörler, "Şayet davamızda başarıya ulaşırsak, Amerika'nın 51. eyaleti olmaya hazırım" diyen ve bu hayaline kavuşmadan sığındığı Amerika'da ölen Molla Mustafa Barzani'nin oğlu Mesut Barzani'yi ziyaret etti…
"Talabani öldü, aşireti başsız. Irak'taki merkezi yönetim de zayıf. Fırsat bu fırsat kur devletini biz de arkandayız" diyerek, Barzani'yi bağımsız Kürt devleti kurmak için gazladılar.
O da Türkiye'ye verdiği sözleri ve Irak Anayasasını unutarak…
25 Eylül 2017'de gerçekleştirdiği "korsan referandum" ile "hayalim" dediği "Bağımsız Kürdistan"ı hayata geçirmek için boyundan büyük işlere soyundu.
"Arz-ı Mevud" arzusuyla yanıp tutuşan ve bölgenin parçalanmasını isteyen İsrail, sinsi sinsi ellerini ovuştururken…
Anında harekete geçen ve demir yumruğunu gösteren Türkiye, Barzani'nin "Bağımsızlık" rüyalarını "kâbus"a çevirdi.
Türk ordusu ve Irak ordusu tarafından yapılan tatbikat sonrası gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalan Barzani ise hem Musul'u kaybetti...
Hem de bölgedeki asıl oyun kurucunun Washington ve Tel Aviv olmadığını, Orta Doğu'nun Ankara'dan sorulduğunu anladı..
ABD ortadan kaybolup, Irak Merkezi Yönetiminin zırhlıları Barzani kontrolündeki şehirlere dayandığında…
Televizyonlardan, bir peşmerge komutanın gözyaşları içerisinde, "G.vat Amerika bizi sattın" diye bağırdığı duyuldu.
Takvimler 2022'yi gösterdiğinde bu kez Suriye'nin kuzeyinde, ABD'ye taşeronluk yapan YPG/PYD'li bir militanın benzer küfürleri havada uçuşuyordu.
Amerikan'ın eli kanlı "Coni"lerinin Suriye'den çekildiğini duyan terör sempatizanı bir kadın:
"Bundan daha kötü ne olabilir! Başımıza daha neler gelebilir! Ey hawat! Yeter! Gavat Amerika nerdesin
Daha düne kadar bizimleydin! Düne kadar işin vardı bizimle!" diyerek…
ABD tarafından yüzüstü bırakılmanın verdiği hayal kırıklığı ile küfredip duruyordu.
Terörün kökünü ya müzakere ya da mücadele ile kazımaya and içmiş bir Türkiye varken hâlâ müstakil bir devlet kurmak için beyhude hayaller kuran PKK/YPG'li teröristler, belli ki geçmişte yaşadıkları tecrübelerden ders çıkarmıyorlar.
Defalarca yüzüstü bırakılmalarına rağmen kendilerini "mayın eşeği" gibi kullanan Amerika'dan ve Siyonist İsrail'den umutlarını kesmemişler…
Ahmet Şara'nın karşısında tarihi bir hezimet yaşayarak, devalarca ihlal ettikleri "mutabakat metnini" 3. kez imzalamak mecburiyetinde kalan teröristlerden İlham Ahmed, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye güçleriyle yaşanan çatışmalar sürerken, İsrail ile temas halinde olduklarını ve İsrail'den gelebilecek her türlü yardıma açık olduklarını itiraf etti.

17