Boşuna zıplamayın, bu aklı Kemal bey verdi!
ZEKERİYA SAY
Yıl 1997
Ekonomik krizlerle boğuşan bir Türkiye devralan merhum Necmettin Erbakan Hoca, özel sektörün ve kamu kurumlarının yükünü hafifletmek için ismi o dönem "SSK" olan Sosyal Sigortalar Kurumu'nun prim alacaklarının affı için bir yasa hazırlamıştı.
Söz konusu yasaya göre, o dönemki rakamlarla özel sektörün 100 trilyon liralık, kamu kesiminin de 200 trilyon liralık sigorta prim borcunun affedilmesi planlanmıştı.
Örneğin, 300 liralık bir borcun 1000 lira faizi birikmişse, bunun yarısı affedilecekti.
Kalan 500 liralık faiz borcundan da "faiz anaparayı geçemez" prensibine göre 300 lirası tahsil edilecekti.
İstemezükçü zihniyet ve kiralık kalemşörleri anında devreye girdi.
"Bu af RP'li belediyeler için çıkarılıyor" yalanı servis edildi.
"SSK prim alacaklarının tahsiline" ilişkin tasarıya ise muhalefetten önce iktidar ortağı Tansu Çiller karşı çıktı.
Affa karşı çıkan ve tüm borçların peşin ödenmesini isteyen Çiller, tasarıyı imzalamadan Maliye Bakanlığı'na iade etti.
Gerçekte ise en borçlu belediyeler RP'nin değildi.
CHP ve yavrusu DSP'ye bağlı belediyeler adeta borç batağında debeleniyordu.
O dönem CHP'li Ankara Yenimahalle Belediyesi, birinciliği kimseye kaptırmıyordu.
Yenimahalle'yi ise Gaziantep, Zeytinburnu, Kadıköy, K.Çekmece, Şile, Esenyurt, Bolu gibi daha birçok CHP'li ve DSP'li belediye takip ediyordu.
Diğer bazı CHP'li belediyeler ise biriken SSK prim borçlarını ödemek için şeytani bir yöntem keşfetmişlerdi.
O dönem raporlara yansıyan korkunç plan şöyle işliyordu:
SSK yöneticileri ile işbirliği yapan CHP'li belediye başkanları, prim borçlarına karşılık Sosyal Sigortalar Kurumu'na arsa takasında bulunuyordu.
Ardından bu taşınmazlar gerçek değerlerinin üzerinde gösterilerek, devlet milyarlarca lira zarara uğratılıyordu.
Misal, o günün rayiciyle piyasa değerleri 14 milyar lira olan bir arazi tam 49 milyar 920 bin liraya
Değeri 10 milyar lira olan başka bir arazi ise 32 milyar lira olarak gösterilmişti.
Merak edenler, kısa bir arşiv taraması ile bu CHP'li belediyelerin isimlerini kolaylıkla bulabilir.
Tabii tüm bu hülleler yapılırken, SSK'nın başında tanıdık bir sima vardı.
Birileri SSK'yı yiyip bitirirken, kurumun Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu'ydu.
Yine bir başka raporda
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, zaman zaman kurum alacaklarını terkin (silme) ettiği, bunun borçlarını zamanında ödeyen işverenleri bile af beklentisine soktuğu ve ödeme alışkanlığını yok ederek kurumu tahsilat yapamaz hale getirdiği belirtiliyordu.
Kemal Bey ise bu raporlar kendisine sorulduğunda, "konuşmak istemediğini" söylüyor
"Gerekirse hesap veririz" diyerek topu taca atıyordu.
CHP yönetim kademesi ise "kendi belediyelerine karşı haksız ve partizanca uygulamalara imza atıldığını" iddia ederek, mağdur ayağına yatıyordu.
Birkaç yıl sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koltuğuna oturan Yaşar Okuyan ise daha fazla dayanamayarak
Yıllardır SSK prim borçlarını ödemeyen 1154 belediye için adeta "haciz darbesi" yaptı.
240 trilyona ulaşan SSK prim borçlarının tahsili için her yolu deneyen Okuyan önce kendisinin, sonra da ortaklarının seçim bölgesindeki belediyelere haciz kararı çıkardı.
Derken koalisyon dönemi sona erdi ve
Başkan Erdoğan liderliğindeki AK Parti, hem yerel hem de genel seçimlerde ihtilal yaptı.
Sonrasında ne olsa beğenirsiniz..
Milletvekili olarak Meclis'e kapağı atan SSK eski Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu
Adeta suyun kaldırma kuvvetini keşfettiğinde hamamdan çırılçıplak

125