Bıktık bunların "Aşk Hikayeleri"nden!

Birlikte kedileri, kuşları nasıl beslediklerini...

Kelebekleri, tırtılları, köstebekleri sevip, okşadıklarını...

Doğaya ve birbirlerine olan aşklarını yıllarca adeta bir "Love Story" filmi izlediklerini anlatıp...

Estirdikleri bu muhteşem bir romantizm dalgasıyla;

Ecevit iktidarlarında yaşanan yokluğu, karaborsayı, kuyrukları, yeni nesle "ne aşk ama" düşüncesiyle unutturmaya çalıştı.

Türk milleti aylarca;

Bülent Ecevit'in eşine "Sevgili Rahşan'ım", eşinin ise ona "Sevgilim Benim" veya "Sevgili Bülendim" diye başlayan...

1982'de, cezaevinde iken ziyaretine gelen karısını mutsuz görünce;

"Haydi benim Rahşanım. Toparla kendini. Seni dün gördüğüm hale geleceksen dünyayı kurtarmak benim işime gelmez" diyerek, Rahşan Hanım'ı değil Türkiye'den, tüm dünyadan daha çok önemsediğini belirttiği mektuplarını konuştu.

Yine...

Ecevit'in 12 Eylül'de götürüldüğü Hamzakoy dönüşü, Ankara'da Eymir Gölü'nde elele dolaşırken yazarak eşi Rahşan'a hediye ettiği "Elele Büyüttük Sevgiyi" şiirinde yer alan;

"Birlikte öğrendik seninle

avucumuzda yüreği çarpan

kuşa sevgiyi

elele duyduk kumsalda denizin

milyon yılda yonttuğu

taşa sevgiyi

tırtılları tanıdık seninle baharda

tırtılken daha sevmeyi öğrendik

sevgiden üreyen kelebeği.." dizelerini boğuk sesle okuyan bazı romantik aydınlar, Ecevit'in bıraktığı telafisi imkansız hasarları perdeledi.

Ecevitler iktidarda iken "Anayasa kitapçığı" fırlatan, öldüklerinde ise ikilinin avuçlarında yüreği çarpan kuştan tutun da...

Taşa, tırtıla, kelebeğe, köstebeğe...

Köy-köy, ülke-ülke bütün dünyaya dağıtıkları ve "verdikçe çoğalan sevgilerini..." hatırlatan "romantik" solcuların vıcık vıcık aşk simsarlığı bir kez daha devrede...

*

Kocası dışarıda iken katıldığı bir Youtube kanalında, "Ekrem'le birlikte olmak zor bir iş. Bazen ayrı kalmak iyi geliyor" itirafında bulunan...

Özgür Özel her fırsatta soluğu Silivri'de alırken, kendisi sadece görüş günlerinde giden...

Duruşma sırasında tüm yüzler mahkeme duvarında dönerken, hiçbir şey yok muş gibi salonda pervasızca gülen....

Ve!..

Ekrem İmamoğlu adına kiralanan uçakta yaptığı direk dansıyla gündeme gelen Rabia Karaca'nın, savcılık ifadesindeki;