DSP'li Bülent Ecevit'ten "onay" alamadığı için siyasete 5 yıl gecikmeli atılan Kemal Kılıçdaroğlu, ilk olarak kendisine CHP'nin kapılarını açan Deniz Baykal'ı harcadı.
Malum kaset sonrası "Kesinlikle aday olmayacağım" şeklinde beylik laflar ettiği halde bir hafta sonra çark ederek Baykal'ın koltuğuna oturdu.
Partinin başına geçmesinin ardından, "Biz arkadaşlarımızı satmayız" diyerek esip gürlese de CHP'de kıyım yapmaktan geri durmadı.
Önce kendisine liderlik yolunu açan dönemin CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ı harcadı.
Akabinde tüm bu süreçte sözünden çıkmayan ve adeta "emir eri" gibi hareket ederek partiyi dizayn etmesini sağlayan "yol arkadaşı" Gürsel Tekin'i yarı yolda bıraktı.
Sonrasında ise Hakkı Süha Okay, Kemal Anadol, Mesut Değer, Ahmet Ersin, Çetin Soysal, Mehmet Sevigen, Kadir Özbek, Yılmaz Ateş ve Mustafa Özyürek gibi çok sayıda ağır topu birer birer tasfiye ederek, ulusalcı yapıdaki CHP'yi mezhepçi hale getirdi.
Mehmet Sevigen bir röportajında; Kılıçdaroğlu'nun "aday ol" dediği Mehmet Moğultay'ın sırf listeye konulmadığı için "kahrından öldüğünü" söyledi.
Sevigen ayrıca, "Bunun gibi kaç tane olay var. Bütün arkadaşlarımızı ve arkadaşlarını sattı" diyerek, Kılıçdaroğlu'nun insan harcamadaki hünerine dikkat çekti.
2014 yılına gelindiğinde ise bu kez Kılıçdaroğlu'nun radarında Mustafa Sarıgül vardı.
Deniz Baykal döneminde 'yolsuzluk' yaptığı gerekçesiyle partiden ihraç edilen Sarıgül'e rozet takmadan bir hafta önce
Büyük puntolarla Mustafa Sarıgül'ün isminin yazılı olduğu "yolsuzluk" dosyalarını inceleyerek, adeta "yerini bil, koltuğuma göz dikme" mesajı veren Kemal Bey
2014 yerel seçimlerinde CHP'nin İBB adayı yaptığı ve gözü sürekli genel başkanlık koltuğunda olan Mustafa Sarıgül'ü daha sonra "üzgün ve kırgın" bir halde partisine veda etmek zorunda bıraktı.
CHP'nin devrik lideri Kılıçdaroğlu'nun gözünün yaşına bakmadan harcadığı ve deyim yerindeyse "siyasi hayatıyla oynadığı" isimlerden biri de Muharrem İnce'dir.
2018 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin adayı İnce'yi, "Gel bakalım Muharrem" sözleriyle kürsüye çağırarak, küçük düşüren..
Ardından, Sözcü gazetesinin İnce'ye yönelik, "Külliye'ye giden CHP'li" operasyonuna, "Doğrudur" diyerek destek veren Kılıçdaroğlu'nun
"Tek aday" olarak girdiği CHP'nin 37'nci kurultayında, Muharrem İnce'yi salonun en arkasına, tuvalet kapılarına yakın bir yere oturtarak, partiden ayrılmaya nasıl mecbur bıraktığı dün gibi bütün tazeliğini koruyor.
2010 yılından beri adeta "CHP'li öğütme makinesi" gibi hareket eden ve partideki çok sayıda ismi siyaset mezarlığına gönderen Kılıçdaroğlu, nihayetinde benzer bir akıbeti yaşadı.
"Baba-oğul gibiyiz" dediği ve İBB'nin imkânlarını seferber ettiği öne sürülen Ekrem İmamoğlu'nun fitilini yaktığı "değişim ateşi" Bay Kemal'i koltuğundan etti.
13 yıllık genel başkanlık döneminde hiçbir seçimden zaferle çıkamayan Kemal Bey, koltuğa veda ettiği günden beri sürekli "ihanet"e uğradığını ve "sırtından hançerlendiğini" söyleyerek "mağdur" ayağına yatıyor.
Gündeme gelebilmek için sürekli bir yerlere giden ve "müflis tüccar" gibi eski defterleri karıştıran Kemal Bey'in son hedefi 6'lı Masa'daki eski ortağı Meral Akşener oldu.
Bir internet sitesine konuşan Kılıçdaroğlu, Akşener'in o dönem masadan kalkıp tekrar oturmasını "ahlaki değil" diyerek eleştirdi.

156