Özellikle 17-25 Aralık'tan itibaren Türkiye'ye karşı kimi zaman açık kimi zaman örtük bir savaş yürütüyor emperyalistler!
İçerden ve dışardan kuşatmaya, karıştırmaya, iş savaş çıkarmaya, istiklal ve istikbal mücadelesini durdurmaya, hâsıl-ı kelâm diz çöktürmeye çalışıyorlar Türkiye'ye.
17-25 Aralık girişimi de, Gezi kalkışması da, 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi de Türkiye'ye diz çöktürme girişimleriydi...
15 Temmuz'un ikinci ayağı ile üçüncü ayağı eşzamanlı olarak yürütülüyor: 15 Temmuz'un ikinci ayağı, FETÖ üzerinden cemaatler hedef gösterilerek Türkiye'nin İslâmî omurgası çökertilmeye çalışılıyor: Dışardan gelen tehditler hafifleyince, bu proje devreye giydiriliyor hemen içerde: Hem cemaatlerin birbirine düşürülmesi hem de cemaatler / tarikatlar bahane edilerek İslâmî duyarlılıkların zaten çok da etkisi olmayan rolünün devletten bütünüyle temizlenmesi projesi canhıraş bir şekilde devreye sokulmaya çalışılıyor.
Türkiye, tarihî bir süreçten geçiyor: 7 milyonluk genç kuşağın 5 milyonu bu ülkeye, bu ülkenin ruhuna, ruh köklerine, İslâm'a olan aidiyet bilincini de aidiyet bağlarını da kaybetmiş durumda.
Bu çocukları kötülemek, karalamak için yazmıyorum bu satırları.
Sadece verili konuşmak için zikrediyorum bunları.
Bu çocukların bu hâle gelmelerinin asıl sorumluları aileleri, eğitim kurumu, dolayısıyla devletin bizatihî kendisidir.
Sonuçta, gelinen noktada, genç kuşakların İslâm'la ilişkileri sıfırlanıyor: Liselerdeki çocuklarımızın %95'inin İslâmî bir derdi, rüyası, hayali, iddiası yok. Daha da vahimi, çocuklarımız, bizim okullarımızda "ben Müslümanım" diyemiyor, diyenler "Araplaşmak"la yaftalanıyor ve mobinge maruz kalıyor! İnanılır gibi değil ama gerçek bu!
İslâm›la ilişkisi sıfırlanan, aidiyet bilinci yok olan kuşaklar, bu toprakları koruyamazlar.
Köklü bir direniş, diriliş ve varoluş yolculuğuna ihtiyacı var bu toplumun.
Böyle giderse, bu toplum İslâm'ı terk eder ve yok olma sürecine sürüklenir -Allah muhafaza.
Bu toplum varlığını İslâm'a borçludur.
Tarihte varlık göstermesini, tarihin akışını değiştirecek büyük medeniyet yolculukları gerçekleştirmesini İslâm'a borçludur.
İki asırlık modernleşme tecrübesi, Cumhuriyet'le birlikte önce devletin bütün kurumlarının İslâm›dan arındırılmasıyla sonuçlandı.
İkinci aşamada da toplumun seküler zihin kodlarına göre yeniden inşa edilmesiyle birlikte İslâm'dan uzaklaştırılması projesi yürürlüğe konuldu.

5