Trump, Venezuela darbesiyle ne yapmak istiyor

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ellerine, ayaklarına zincir vurularak ve gözleri bağlanarak ABD'nin özel kuvvetleri tarafından düzenlenen "büyük bir operasyon"la New York'a kaçırıldı!

TRUMP'IN VENEZUELA DARBESİ

Düpedüz darbe bunun adı!

Venezuela'da Trump darbesi yapıldı!

Bizde de 15 Temmuz darbe ve işgal girişimini benzer bir şekilde tezgâhlamak istediler: Hatırlayın… Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ı Marmaris'te kaldığı otelden bilinmeyen bir yere / bilinmeyen bir ülkeye kaçırma girişiminde bulundular ama başarılı olamadılar FETÖcü hainleri kullanan Amerikalı haydutlar!

Maduro, Venezuela'nın kanını emen kapitalist semirgenlere ve sömürgenlere darbe vurmuştu! Trump, mafyavarî yöntemle müdahale etti Venezuela'ya!

YENİ BARBARLIK DÜZENİ

Sosyal Darwinizm'in, gücü gücü yetene barbarlığının tavan yaptığı, orman kanunlarının hâkim olduğu bir "yeni barbarlık düzeni"ne hoşgeldiniz!

Bu düzen yeni kuruluyor değil! Kapitalist düzen böyle bir düzen zaten. Yeni olan, burada uygulanan barbarlık biçiminin yöntemi!

Kapitalist sistem, orman kanunları üzerinden işleyen bir sistem zaten: Güçlü olanın haklı görüldüğü barbar ilişkiler düzeni.

Sistem kurulurken, kendi hukuk sistemini de benzer bir mantık üzerine kurduğu için Maduro'ya yapılan operasyon çok da şaşırtıcı gelmemeli bence.

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE GÖRMÜŞTÜK!

Başından beri böyle işliyor sistem: Libya lideri Kaddafi'ye de, Irak lideri Saddam Hüseyin'e de, Panama lideri Noriega'ya da benzer şekillerde operasyon yapmışlardı.

En trajikomik olanı Saddam Hüseyin'i devirmek için Irak'a operasyon yaparken yapılan operasyonun gerekçesine ilişkin açıklamaydı: Irak'a demokrasi getireceğini söylüyordu işgalci Amerikan yetkilileri, bildiğiniz üzere!

Demokrasi halkın kendi kaderini belirlemesi ise, Amerika'nın yaptığı şey demokrasi filan değildi; düpedüz işgaldi!

ŞİÎ HİLALİ'NİN DOĞUŞU VE BATIŞI

Yeri gelmişken hatırlatmak isterim: Irak-İran savaşını tezgâhlayan ve daha sonra Irak'ı işgal eden Bush yönetimi aslında İslâm dünyasının göbeğine çıbanbaşı olarak yerleştirilen İran'ın önünü açıyordu: Her şeyin elbette bir bedeli vardı: Şaka değil, İran, Irak'a yerleştiriliyordu. İran'ın Irak'a yerleştirilerek bir Şiî Hilali icat edilmeye başlandığını daha sonra farketti dünya.

Şiî Hilali ne işe yarayacaktı

Elbette ki, Sünnî dünyanın lideri Türkiye, kuşatılacak; İran, Irak'tan başlayarak bütün Arabistan Yarımadası'na yerleştirilecekti.

Çeyrek asırda İran bölgeye, (dikkat buyurulsun lütfen: Yüz sene önce çökertilen Osmanlı coğrafyasına) hızla ve kalıcı bir şekilde yerleştirildi.

Amaç Türkiye'nin durdurulması, bunun için de İran'ın hem mağdur hem de kahraman yapılacağı yapay bir İran-İsrail düşmanlığı icat edilmesi ve bu düşmanlığı besleyecek, büyütecek yapay kapışmalar zuhur ettirilerek İran'ın önünün sonuna kadar açılmasıydı.

Sonunda İran, Türkiye'nin tabi kültürel / akîdevî coğrafyasına yerleştirildi: Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Körfez bölgesi ve Yemen; İran'ın öncelikle akîdevî / teopolitik olarak işgal ettiği, yerleştirildiği bir coğrafya oldu.

Osmanlı'yı çökerttiler ve Osmanlı coğrafyasına İran'ı yerleştirdiler.

Hedef, Batılılara bin yıl direnen, bütün saldırıları püskürten İslâm dünyasının tarih yapma iradesi demek olan Sünnî dünyayı bitirmek ve Sünnî dünyanın bin yıl dünya tarihini yapan Türkleri durdurmaktı.

Hedeflerine ulaştılar: İsrail, İran'la danışıklı dövüş oynayarak (hır-gür yaparak) bölgeye hem askerî, hem ekonomik hem de siyasî olarak yerleşti. İran sayesinde. Üstelik de İran'ın kendisini "direniş cephesi" olarak adlandırdığı bir tezgâhla İslâm dünyasını ve Müslüman halkları kolaylıkla aldatabildiği bir algı operasyonu çekerek!