Ramazan medeniyeti ve "Eşitlik" içinde "Adalet" anlayışı mümkün müdür

Ramazan'ı medeniyet olarak tarif etmek, oruca ve bütün ibadetlere bambaşka bir gözle bakmayı gerektirir. Medeniyet, hem bütüncül bakış hem de İslâm'ın hayatımıza nasıl aktarılabileceğinin usullerini gösteren bir yolculuk hâli, yol olma hâli; sünnet-i seniyye yani.

Ramazan da bir ay boyunca İslâm'ın medeniyetinin ne olabileceğini, nasıl olabileceğini, insan tasavvurunun, kâinat tasavvurunun, Allah, insan ve kâinat arasındaki ilişkilerin nasılı belirlenebileceğini gösteren muhteşem bir direniş, diriliş ve varoluş mevsimi. İslâm'ın bütün emirlerinin özeti, özetlenmesi ve örneklenmesi yolculuğu.

İslâm'ın insana ve dünyaya ne verebileceğinin, insana ve hayata nasıl huzur ve kardeşlik armağan edebileceğinin örneklemesi. Dünyanın cennete dönmesi, cennetten iz taşıması.

MTO Azerbaycan Temsilcimiz Vuqar Azizov kardeşimin bu minvalde yazıların insan terbiye ve tezkiyesi üzerinde odaklanan bölümüyle sizleri baş başa bırakıyorum. Zihin açıcı okumalar.


***

Kibirde her şey "ben" üzerine kuruluyken tevazuda "biz" belirleyici rol oynar. Buradan eşitlik ve adalet farklılığı doğar. Her "ben", "biz"den kopuk hâl içinde özgürlük mücadelesine girer. Bu özgürlük, doğası gereği eşitlik anlayışını doğurur. Ancak bu eşitlik hiçbir zaman gerçekleşemiyor. Bunun nedeni, özerklik kazanan anlayışın özgürlüğünü koruması için durmadan çalışmasıdır. Arzulardan kaynaklanan üstünlük dürtüsü, sahip olma ihtirasını besler. Bu bağlamda her şey kendi konumunu kaybeder, çünkü tek değer ve ölçü kendisidir.

Eşitlik kavramı, üstünlük kazanan "ben"in diğerlerini aşağıda tutma hayalidir. Her "ben"e göre yahut ben'in belirlediği eşitliktir. Fıtratı gereği böyle kibir, çatışmayı götürür. Birlikte barış yerine benlikler "biz" zemini savaş alanına dönüştürerek hakikati yıkar. Moderniteyle yapılan yıkımı böyle anlatmak mümkündür. Yani "eşitlik", uyduruk kavramdır. Adaletin tersi olan zulümdür.

Ramazan Medeniyeti, Adalet'in ruhunu inşa eder.

Kibir; eşitlik diye bir şey uydurur ve kendisini hiçbir zaman eşit görmez.

Tevazu ise adalet ruhuna uydurur kendisini.