Bir tarafta rahmet iklimi Ramazan, diğer tarafta yamyamlaşmanın göstergesi Epstein dosyaları!

İki ayrı dünya: Birinden nûr akıyor, diğerinden kir.

Ama nur akan, aşağılanıyor; kir akana ise tapılıyor!

Hâlâ mı

Evet, hâlâ!

Türkiye'nin bazı kullanılışlı 168 laik enteli laikliğe olan imanlarını yenileyen ve Ramazan'ı ve dolayısıyla İslâm'ı, değerlerimizi aşağılayan militan bir bildiri yayınlamış!

Niçin

Milli Eğitim Bakanlığı, bütün okullarda Ramazan programları yapılmasını istediği için. Burası Müslüman bir toplumun yaşadığı bir ülke değil mi Kafayı mı yedi bizim bazı militan laiklerimiz: paganların cadılar bayramına, Hıristiyanların Noel kutlamalarına tek çift kelam etmeyen Eğitim sendikaları, okullardaki Ramazan programlarına katılmayın çağrısında bulunmuş üye öğretmenlerine!

Bu ülke, kimseden çekmedi celladına âşık tasmalı çekirgelerden çektiği kadar!

Oysa Batı, Epstein dosyalarıyla çalkalanıyor…

Epstein dosyaları bizim bazı laiklerimizin taptıkları Batılı değerlerin nasıl yamyamlaşma ve barbarlaşma biçimleri üretmekten başka bir şey yapmadığını gözler önüne sererken ve bizim laik aydınlarımızın Epstein dosyalarıyla ve Batı uygarlığının Epstein dosyalarını üreten ruhsuz değerleriyle ilgili sert açıklamalar yapmaları gerekirken, onlar bizimle, bizim kardeşliğimizin teminatı Ramazan'la, ramazanın sunduğu tertemiz değerlerimizle savaşıyorlar! Baş tacı edilecek değerleri aşağılıyorlar!

Orangutanlar ne de olsa!

Uyuşturucuya bulaşan, çeteleşmelere karışan genç nesli tertemiz kardeşlik ve yardımlaşma ilkleriyle buluşturan Ramazan gibi bir mevsimi törenle, şükranla karşılayacaklarına taşa tutan, topa tutan bir entelijansiya ülkeyi parçalama konusunda Batılı düşmanlarımıza rahmet okutur!

Bunamış bunlar!

Bu yazıda bu iki dünyayı Ramazan ve Epstein dosyaları üzerinde kısaca karşılaştırmak istiyorum.


RAMAZAN: IŞIĞIN VE ISININ KAYNAĞI

Ramazan, dünyanın her bakımdan kirlendiği, kana bulandığı, çok büyük bir felâketin eşiğine sürüklendiği bir zaman diliminde geldi.

Adı üstünde başı rahmet, ortası mağfiret, sonu bereket olan ilâhî bir mevsim Ramazan: Kötülüğe, zulme ve haksızlığa direniş; hakikatle buluşmanın verdiği manevî coşku ve neşveyle diriliş ve hayatımızın hakikate bürünmesiyle tastamam bir varoluş mevsimi.

Ramazan, bir güneş gibi adeta: İçimizi ısıtan, dışımıza ışık saçan kutlu bir fener.

Ramazan, İslâm'ın özü ve özeti olan, her bakımdan örneklendiği bir arınma, varolma, olma mevsimi.

İslâm'ın kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun sembolü ve kaynağı zekât ayı aynı zamanda. Zekâtın dağıtıldığı zaman dilimi. Unutmayalım: İnfak nifakı def eder, adaleti ve kardeşliği tesis eder.

Görünüşte Ramazan'da insan oruç tutar ama gerçekte oruç insanı tutar. Ve bütün kötülüklerden alıkor, arındırır, temizler, tertemiz yapar.


EPSTEIN DOSYALARI: TRUMP'IN YAHUDİLERLE SAVAŞI

Batı uygarlığının insanı arındıran, temizleyen, tertemiz yapan alışkanlıkları da, ritüelleri de yok. Batı, inancını kaybetti. O yüzden yamyamlaşacak çılgınca işlere soyunmaktan çekinmiyor…

Epstein dosyaları, Batı uygarlığının, insanın ve gezegenimizin geleceğini de tehlikeye atacak büyük bir felsefî ve ahlâkî çöküş yaşadığını gözler önüne sermeye yetiyor.

Epstein dosyaları, Trump yönetimi tarafından açıldı: Dosyalarda Trump'la ilgili bir sürü şey olsa da, Trump asıl pisliği ve gerisindeki güçleri deşifre etmek için bu dosyaların "patlatılması" emrini verdi adamlarına.

Trump ve adamları, bu dosyaları ifşa etmekle, Yahudilerin ne kadar iğrenç işlere imza attığını, dünyayı, dünyanın beyinlerini hazla, ayartarak ve dünyaya çeki düzen veren küresel şebekelere dahil ederek nasıl köleleştirdiklerini ispat etmek istiyor.

Trump yönetimi İkinci Dünya Savaşı'ndan itibaren Amerika'yı, bütün kurumlarını işgal eden, ele geçiren Yahudileri Amerika›dan tasfiye etme savaşı veriyor. Amerika'nın hücrelerine kadar nüfuz eden ve bütün dünyadaki kilit küresel kurumları kontrol elen küresel Yahudi şebekesine büyük darbe vurmak istiyor.


HOLLYWOOD VE HAYALÎ AMERİKA'SI!

Yahudiler, böyle giderse, Amerika'yı paramparça edecekler kendi çıkarlarını korumak adına! Amerika'nın parçalanması ân meselesi: Amerika'yı ayakta tutan hiçbir manevî / kültürel güç yok. Amerika'yı ayakta tutan Hollywood oldu şimdiye kadar. "Hayâlî Cemaatler" başlıklı çığır açıcı öncü çalışmanın yazarı ve teorisyeni Benedict Anderson'ın kavramlaştırmasıyla söylemek gerekirse, Hollywood, hayalî bir Amerika icat etti, bütün Amerikalıları icat edilen hayalî Amerika etrafında kenetledi, birleştirdi. Sonuçta iç savaşlarla, büyük dış gerilimlerle (terörle savaşıyoruz naralarıyla) adına "Amerika Dini" diyebileceğimiz yine icat edilmiş, hayalî bir dinle, popüler kültür imgeleriyle sahte dinler icat ederek Amerika ayakta duruyor. İmajların çocuğu Amerika. Hayalî olarak üretilen algıların, algılar imparatorluğu'nun kurduğu imparatorluk.