ALMANYA-DANİMARKA 'SEFERİ' Stuttgart: Anadolu ruhunun mayalandığı şehir

Almanya-Danimarka hattında 7 gün boyunca 8 şehirde 20'den fazla konferans verdim.

Uçağımız Stuttgart'a iner inmez konferansa koştuk hemen.

Hava-alanında bizi Habib Aydın ve değerli eşi Eda Hanım kardeş karşıladı. Müthiş çalışkan, güzel ve dost canlısı insanlar ikisi de. Havaalanında çiçeklerle karşıladılar bizi.

Bir süre sonra MTO Stuttgart temsilcimiz Devran Doğan kardeşimizin de orada olduğunu gördüm. O da çok mütevazi bir kardeşimiz.

Akşam Erkam Akademi'deki konferans her bakımdan müthiş oldu. 23.oo'de konferansa başladık gece sabaha doğru 03.00 civarında bitti konferans. Konferansa katılanlar Almanya'daki genç arkadaşlardı çoğunlukla. Zehir gibi çocuklar yakaladım.

Bütün şehirlerde bu minval üzere sürdü Avrupa seferimiz...

MTO'muzun yönetim ekiplerinden Samsun temsilcimiz Muharrem Kartancı Hoca hem konferansı yazdı hem de videoları çekti sağ olsun.

İlk şehri, ilk günü, Stuttgart'ta geçen yorgun ama ruh dolu ilk günümüzü yazdı. Lezzetli bir pazar yazısı oldu. Keyifli okumalar...

***

Havalimanından hızla çıktık; dışarıda bizi bekleyen kardeşlerimiz ile kavuşma anı her zamanki gibi çok duygulu coşkulu oldu.

Seyahatlerde kardeşlerimiz Avrupa'da medeniyetimize dair pek bilinmeyen izleri taşıyan mekanları bulup keşfetmemizi sağlıyorlar. Oberndorf'ta Abdülhamid Han döneminin izlerini taşıyan hatıralarını canlandıran, âli devletimizin büyüklüğünü gösteren Mavzer Müzesi'ni gezdik ilk olarak.

Katedrallerini koruyorlar.

Kütüphanelerini koruyorlar.

Arşivlerini koruyorlar.

Meydanlarını koruyorlar.

Hafızalarını yok etmemişler, etmiyorlar..

Çünkü hafızasını kaybeden toplumların geleceği olmayacağını, yok olmaktan kurtulamayacağını çok iyi biliyorlar; Yusuf Kaplan hocamızın özlü sözü ile 'Köklere inmeden göklere yükselemezsiniz'

Silah alımı komisyonu için bir alay asker bulundurmuş Osmanlı bu küçük şehirde; Türk evi yapılmış o tarihlerde ama şu an yeniden inşa edilmesi bekliyor; bunun yapımını çok isteyen çok çaba göstermiş kardeşlerimiz bir dokunuş bekliyor, bir müjde bekliyorlar umutla.

Oradan hemen yakındaki o dönemden kalan şu an Müslüman mezarlığına taşınan Osmanlı askeri dedemizin kabri başında dua okuduk ve ümmet mezarlığındaki tüm kardeşlerimize de..

Buradan hüzünle bizi bekleyen Horb Am neckar, ATİB tarafından düzenlenen konferansa geçtik, cami hayat demek Avrupa'da. Etrafında birleşen Müslümanların her şeyi camiler...

Çok verimli bir konferanstan sonra Bönlingen'de İzRestaurant'ta Uygur İsa bey kardeşimizi ziyareti ediyoruz. Yolu bu bölgeye düşenlerin muhakkak uğraması gereken bir mekan. Türkiye'de uzun süre yaşamış İsa bey ile dertleşmek, insanın dayanma gücünün sınırlarını zorlayan zulümleri hatırlamak ve İslamsız bir dünyanın insana yapabildiklerini düşünmek ve hiç unutmamak gerekiyor.