SİZ bu satırları okurken Trump çoktan Alaska üzerinden Pasifik, oradan da Çin yolunda olacak.
Trump'ın başkanlığa dönüşünden beri açık ara en önem verdiği ziyaret bu. Evet... Şi ile görüşmeye giderken yakıt ikmali için duracağı Alaska'da yaptığı Putin görüşmesinden bile daha mühim.
*
Malum... Bu gezi aslında 31 Mart - 1 Nisan tarihlerinde gerçekleşecekti.
Savaşın en kızgın olduğu dönemlere denk gelmesiyle 14-15 Mayıs'a alınan zirve, doğal olarak İran savaşının gölgesinde gerçekleşiyor.
Ve yine doğal olarak Trump-Şi buluşmasının İran savaşıyla geçeceği yorumları yapılıyor. Ben buna katılmıyorum.
Neden mi
*
1- Bu savaştan ve hatta 12 Gün Savaşı'ndan önce, Trump daha göreve geldikten hemen sonra açtığı ilk savaşı unutmadık değil mi Trump, Çin'e karşı açtığı gümrük vergisi savaşının adını hatta "Kurtuluş Günü" koymuştu. O hesap daha kapanmadı.
Haberin Devamı2- Trump'ın heyetinde trilyonlarca dolarlık bir "Şampiyonlar Ligi" kadrosu da hazır bulunacak. Aralarında Apple, Blackrock, Boeing, Citi, GE Aerospace, Goldman Sachs, Meta, Tesla / SpaceX, Visa ve daha birçok dev mevcut. Yani öncelikli mesele para.
3- Bu, Trump'ın şahsı için en mühimi: Şaşa ve itibar. Trump'ın her şeyden önce gelen hassasiyeti "liderlerle" denk görünmek. Ama öyle her lider değil. Putin ve Şi bir yana, diğerleri bir yana. Bu seyahati İran'da tıkanıp kaldığı savaş gölgeleyemez, gölgelememeli.
*
Geçen gün iki üst düzey Beyaz Saray yetkilisi ile bir toplantıdaydım.
Aslında orada duyduklarım, yukarıda düşündüklerimi doğrular nitelikteydi.
Beyaz Saray'ın ziyaret için çizdiği ana çerçeve ticaret ve yatırımlar üzerineyken; İran savaşı ise bir meze gibi ana yemeğin yanında servis ediliyordu.
*
Bu anlattıklarım demek olmuyor ki İran meselesi konuşulmayacak.
Çin, Hürmüz'ün en kısa sürede açılmasının gerekliliğini, bölgede sükunet için planladığı vizyonunu ve hatta somut birkaç maddelik bir öneriyi bile Trump'ın önüne koyabilir.
Ben hatta Trump'ın Şi'yi pohpohlamak için "birlikte çalışacağız" gibi hem piyasaları coşturacak hem de Pekin'i gururlandıracak birkaç şey söylemesini bile bekliyorum.
Beklemediğim şeyler ise:
-Sırf bu görüşmeden net bir sonuç çıkması.
Haberin Devamı-Çin'in sürece bizzat angaje olması.
*
Trump'ın attığı bir dizi yanlış adım ve ülkesini sürüklediği yanlış yoldan haftada en az iki kez bahsediyoruz bu köşede.
Bir de Çin'e bakalım...
Nüfusun hızla gerileme yoluna girmesi, gençlerde ve kırsalda yükselen işsizlik, sürdürülemez ve düşüşte olan büyüme seviyeleri zaten baş ağrıtıyor.
Dışarıdan gelecek petrol ve gaza bağımlılık ve Şi'nin kendi yönetiminde yaşadığı çalkantılar da cabası.
Her iki lider de kendi içinde bir sürü sıkıntı yaşarken sorundan çok uzlaşıya ihtiyaç duydukları bir süreçten geçiyorlar.
Tüm ekonomik modelini ürettiği ürünleri satma üzerine kurmuş bir Çin'in o ya da bu sebeple "sert küresel güç" oyunu oynayacak lüksü yok.
Haberin DevamıMaduro yatağından alınırken de İran'ın tepesine bombalar yağarken de Çin'in görünürde sessiz kalmasının sebepleri bunlar.
*
Trump-Şi zirvesi için düşüncelerimi belirttikten sonra... Şimdi bu noktada yazının başlığına dönmek istiyorum.
Özellikle son birkaç haftadır Trump'ın eline birçok fırsat geçmişken İran'a saldırmamasını normal karşılamıştık.

4