ESAD rejiminin düşürülmesinden bu yana 20 ay geçmiş. Bu 20 aylık sürede İsrail'in Suriye'ye yaptığı hava saldırılarının sayısı bini geçmiş durumda.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın devraldığı enkazı toparlamaya vakti olmadan yıkımın boyutunu artırmaya gayret eden, Suriye'nin asla ayağa kalkamamasını sağlamak isteyen Netanyahu bunu Washington'da da denedi.
*
Şara'nın "terörist" olduğu propagandasını gerek Kongre'de gerek yönetim içinde yaymaya çalışıp Başkan Trump'ın politikalarını etkilemeye çalışan Netanyahu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a toslamıştı.
Erdoğan'ın isteğiyle Şara ile ilk kez görüştüğünü söyleyen Trump, yaptırımları da Türkiye sayesinde kaldırmıştı.
Trump, o günden bu yana Şara'yı asla terk etmedi. Hatta yine hatırlatalım: Netanyahu'nun Oval Ofis'te yediği "makul ol" ayarı Türkiye ve Suriye şikayetlerindendi.
*
Geçen gece yaşanan gelişme tam da Netanyahu'nun Türkiye sınırının dibindeki bir Suriye üssünü "Türkiye girecek" bahanesiyle vurup neredeyse tüm dünyayı savaşa sürükleyecek macerasından birkaç gün sonra geldi.
Haberin DevamıSuriye ABD'nin "terörü destekleyen ülkeler" listesinden resmen çıkarılmıştı.
Yani İsrail'in canla başla Suriye'yi istikrarsızlık yaratan sorunlu ülke gösterme çabalarının tavan yaptığı günlerde bu adım atıldı.
*
Bu haber duyurulurken Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack'ın şu sözlerini çok beğendim:
- Bu, Suriye'nin yalnızlıktan ortaklığa giden yolunda atılmış adımdır.
- Terör kaynağı olmaktan terörle küresel mücadelede kararlı bir ortak olmaya atılmış adımdır.
- Bugün bir duvar daha yıkılmıştır.
- Çatışmanın yerini sermaye, yalnızlığın yerini girişimcilik alabilir.
-Verilen sözler tutuldu.
*
Bakın size açık yüreklilikle söyleyeyim. Verilen sözler tutuldu. Evet. Müthiş başarı. Fakat o sözlerin verilmesi dahi sadece Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sayesinde olmuştur.
Trump'ın, Erdoğan'ın sözüne itimat edip Netanyahu'yu dinlememesiyle olmuştur.
Ve bir parantez de Barrack'a. Ankara ile bu süreci güdüm içerisinde ilerleten, her gün İsrail lobisi tarafından hedef tahtasına konmasına rağmen ödün vermeyen ve Suriye için Türkiye ile çalışan Barrack'ın da payı büyüktür.
Haberin DevamıNetanyahu'nun kontrolünü kaybetmişçesine hızla ilerlediği bu yolda tosladığı duvar, işte bu duvardır.
Binyamin Netanyahu
YENİ NESİL BUSH KAFASI
11 Eylül saldırılarının hemen sonrasında oğul Bush, Kongre'de ortak oturuma seslenmişti.
Ülke içindeki güvenoyu oranı yüzde 90'lara çıkan Bush, dünyada da karşısında durabilecek tek devletin olmadığının farkındaydı.
O hitap sırasında meşhur "Herkesin artık bir karar vermesi gerekiyor. Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle" restini çekmişti.
Gerisini biliyorsunuz, malum... Bölge de dünya da Bush'un yaptıklarını izlemiş, öyle ya da böyle ya zımnen ya da açıktan ABD'nin yanında durmuştu.
*
Geçen gece Hazine Bakanı Bessent'in "İran'a yönelik ekonomik savaşı" duyururken kurduğu cümle beni 2001'e götürdü.
Haberin DevamıBessent "Dünya liderlerinin artık Amerika ve İran arasında bir karar verme zamanı geldi" dedi.
Bir nevi "yeni nesil Bush" yani.
Fakat o zamanla bu zaman arasındaki farkı daha başta anlattım.
Bir tarafta tartışmasız herkesin desteğini alan Bush vardı. Bu tarafta ise zaten bir savaşa girip tüm dünyaya illallah dedirten bir Trump ve hiç kimsenin sevmediği, istemediği, "bitse de kurtulsak" dediği İran savaşı var.
*
İşin bir diğer tuhaf yanı da bu "savaş ilanının" daha çok "bak kötü yaparız ha" şeklinde tehditler silsilesi olmasıydı.
"E neden o zaman hemen harekete geçmiyoruz" sorusuna Bessent'ın verdiği "Neden küresel finans sistemini havaya uçurmak isteyeyim ki" cevabı bir hayli manidardı.
*
Haberin DevamıYani size hiç dolandırmadan işin özetini anlatayım. ABD bu dediklerini gerçekten yapabilir. İran'a selam vereni bile ekonomik olarak çökertebilir. Fakat işin sonunda küresel sistemi de, dolar hegemonyasını da ve kendisini de çökertebilir.
Risk bu.

12