BUGÜNKÜ köşeyi Amerika'da en çok konuşulan konuya ayırmasam olmayacaktı.
Hürmüz değil, İran ile yeniden savaş değil, petrol fiyatları hiç değil...
Mesele haftalardır devam eden ve geçtiğimiz gün sonuçlanan bir dava. Toplumu ikiye bölen, detaylarıyla gerçek manada yürek burkan, can sıkan, mide bulandıran bir dava.
*
Dedim ya... Politikayı, savaşı, zamları bir kenara bırakın.
Bugün ABD'de milyonlarca insanın ekran başına kilitlenip ağladığı, öfkelendiği tartıştığı ve birbirine girdiği tek bir şey var: Bir annenin ya da başka bir deyişle katil zanlısının üç küçük evladının canına kıyması.
Ülkeyi ikiye bölen isim Lindsay Clancy. 36 yaşında. Kendisi, Massachusetts'ten eski bir doğumhane hemşiresi.
Olay Ocak 2023'te gerçekleşiyor. Lindsay bir akşam eşi Patrick'ten çocuklar için eczaneden ilaç ve yakındaki bir restorandan akşam yemeği almasını istiyor.
Haberin Devamıİddianameye göre Lindsay, tam o dakikalarda telefonundan haritaya girerek restoranın uzaklığını ve eşinin gidip gelmesinin kaç dakika süreceğini hesaplıyor. Eşinin evden çıkışıyla birlikte 45 dakikalık zaman penceresi başlıyor.
*
Lindsay; 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve 8 aylık bebekleri Callan'ı bodrum katına indiriyor.
Hepsini egzersiz bantlarıyla boğarak katlediyor. Hatta çocuklardan biri kaçmaya çalışıyor ama "anne" onu da yakalıyor. Sonrasında üst kata çıkıp ikinci kattaki pencereden kendini aşağı bırakıyor.
İlaçları ve yemeği alıp eve dönen Patrick, odalarda kan izleri görünce paniğe kapılıyor. dışarı çıkıyor ve karısını bahçede ağır yaralı buluyor.
"Çocuklar nerede" diye bağırırken Lindsay "Bodrumdalar" diyor. Patrick bodruma koşuyor... Ve sonrasında bir baba olarak yazarken elimin ayağımın titrediği o görüntüyle baş başa kalıyor.
*
Şimdi... Bu olay Ocak 2023'te yaşanıyor. Soruşturmalar, psikiyatri raporları, adli tıp incelemeleri derken Temmuz 2026'da, tam 3.5 yıl sonra mahkeme başladı.
Savcılık dedi ki... Bu planlı, kasıtlı, canice işlenmiş bir katliamdır.
Haberin DevamıSavunma makamı dedi ki... Doğum sonrası ağır psikoz... Zihninde yankılanan o karanlık sesler... Ve tam 13 farklı ağır psikiyatrik ilaç. Onlara göre o gün o bodrumda olan şey bir canilik değil; zihni ilaçlarla kilitlenmiş bir annenin trajedisiydi.
*
7 haftalık mahkeme sürecinden sonra 12 jüri karar için bir odaya kapandı. Kural şu: 12 jürinin 12'si de aynı kararda olmak zorunda.
Fakat son kertede 11 jüri bir tarafta, 1 jüri diğer tarafta kaldı.
Bakın açıkça söyleyeyim... Ben o bir jürinin "suçsuzdur" diye direttiğini düşünüyordum. Ortaya çıktı ki 11 jüri savunma makamının ileri sürdüğü "cezai ehliyeti bulunmadığı için suçsuzdur" argümanına oy vermişken kalan tek jüri "suçludur" diye diretmiş.
Haberin DevamıVe en sonunda hakim kararını verdi: Mistrial. Yani Anlaşmazlık nedeniyle iptal.
Peki şimdi ne olacak
Lindsay serbest mi kalacak Hayır.
Savcılık sıfırdan yeni dava açma hakkına sahip. O süreçte Lindsay hastanede kalmaya devam edecek.
*
Şimdi soruyorum size...
O bodrum katında yaşananlar, zihni ağır ilaçlar ve hastalıkla esir alınmış, gaipten sesler duyan kurban bir annenin trajedisi miydi
Yoksa savunmasız üç meleği soğukkanlılıkla yok eden bir caninin planı mı
Peki son bir soru... Her cinayet işleyenin akıl sağlığına inecek olursak cinayet hükmü vermek mümkün olur mu
Bu soruların cevabını "koskoca" Amerikan yargısı ve toplumu veremediyse... Bu melekleri kim koruyacak
Haberin DevamıLindsay Clancy
HA ŞUNU BİLEYDİN BENNETT
İSRAİL'de seçim yarışı kızıştıkça Netanyahu da rakipleri de hem azıttı hem sapıttı. Bunu zaten biliyoruz.
Bu isimlerden biri de eski Başbakan Naftali Bennett.
Bennett'in geçenlerde verdiği bir röportaja ise cidden şaşırdım. Niye mi
*
İlk önce bir ne söylediğine bakalım:
- İsrail'in kuruluşundan bu yana ilk kez Amerikan kamuoyunda İsrail olumsuz bir marka haline geldi.
- Bir Amerikalı öğrenciye "İsrail denince aklına ne geliyor" deyince, "soykırım" diyorlar.

21