Asıl Trump ne istediysek yaptı

OVAL Ofis'te yaptığımız mülakatta ABD Başkanı Trump'ın söyledikleri sanıyorum ikinci döneminin Türkiye'de en çok gündem olan ve tartışma yaratan açıklamaları oldu.

Sadece bizde de değil tabi... Washington, Tel Aviv ve Atina'da da ses getirdi.

Şu saydığım üç başkentte infial yaratması sürpriz değildi. Fakat Türkiye'ye verilen "müjdeler" arasında öyle birkaç şey cımbızlandı ki umarım son kez açıklanmaya değer.

*

Trump'ın sık sık kullandığı bir kalıp var. "Erdoğan hep benim yanımda oldu. Her istediğimi yaptı."


Şimdi bunu bir açalım...

Trump'ın bu döneminde giriştiği iki büyük macera vardı. Herkese "tarafınızı seçin" dediği iki macera.

İsrail'in yanında durduğu Gazze meselesi. Erdoğan İsrail'in karşısında durdu mu Durdu.

Gazze anlaşması için Hamas ile temasını sürdürdü mü Sürdürdü.

Haberin Devamı

Trump'ın anlaşması dağılmak üzereyken Hamas ile angaje olup hem Hamas'ın taleplerini koruyan hem de Gazze halkının ihtiyaçlarına acil karşılık verecek bir sürece soktu mu Soktu.

İsrail'in yanında girdiği İran savaşı, hatta savaşları.

İkisinde de ABD saldırılarının karşısında durdu mu Durdu. İkisinde de Trump "savaş" derken "barış" dedi mi Dedi.

Günün sonunda hem İran hem ABD ile teması sürdürerek ulaşılan Mutabakat Zaptı'nda hem Trump'ın hem de arabulucuların övgüsüne layık görüldü mü Görüldü.

*

Şimdi...

Trump özellikle Erdoğan'ın Gazze anlaşmasını son anda ipten almasını asla unutmadı. Trump için bu "harbi" bir destekti.

İran meselesinde ise
sürekli tekrarladığı "Savaşın dışında kal dedim kaldı" meselesi ise şu:

CIA, savaşın aylar öncesinde PKK'nın İran kolunu silahlandırarak iç karışıklık sırasında içeriden işgal gücü olarak kullanma planlarındaydı.

Plan Trump'a sunulmuş, onay bekliyordu.

Bu süreçte devreye giren Erdoğan, kayıtsız kalmayacağını ve Türkiye'nin müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Trump'ın "savaşın dışında kal" dediği şey bu. Fakat olay örgüsüne bakarsak "PKK'yı kullanma" diyen Erdoğan. "Kullanmayan" Trump.

*

"Ne istediysek yapıyor" denince aklınıza iki liderden hangisi geliyor bilmem ama Trump...

Haberin Devamı

- Geldiği gibi Suriye'den askerleri çekme emri verdi.

- Daha genel kabul görmemiş lider Şara ile "Erdoğan'ın isteği" üzerine buluştu. Bunu bizzat kendi söyledi.

- Suriye üzerindeki yaptırımları kaldırdı.

- İsrail'in Suriye'deki Türk varlığına muhalefetine "makul ol" emri ile ters çıktı.

- YPG/PKK'nın Suriye'deki özerklik hayallerine son darbeyi vurdu.

- Yaklaşık 10 yıldır silah gibi suratımıza tutulan Halkbank davasını düşürttü.

- KAAN savaş uçaklarının jet motorlarını Kongre'deki ve kendi hükümeti içindeki baskılara rağmen şahsi yetkisini kullanarak onayladı.

*

Bu liste sadece yaptıkları bu arada. Türkiye'nin kendi politikalarını izlemesine ses çıkarmazken, NATO'nun Batı kanadını yerden yere vurup aşağılarken Türkiye'ye ne karıştı ne bulaştı.

Haberin Devamı

Hiçbir şey yapmasaydı dahi şu bile yeterdi.

*

Geriye kaldı F-35 meselesi...

Şayet Trump ile bunu da çözüp bir başka 10 yıllık meselemizi de tarihin tozlu sayfalarına gömebilirsek ben biraz da sosyal medya jargonuyla şunu derim:

Bir dönemden alınabilecek maksimum verim budur.

BİR TEŞEKKÜR

TRUMP'ın Oval Ofis'teki Türkiye demeçleri dünyada gündem olurken bir teşekkürü de ihmal etmeyeyim.

Tüm Türkiye canlı yayında bir ABD Başkanı ile mülakata ilk kez CNN TÜRK'te şahit oldu.

Gerek Oval Ofis'e girmek için girişimlerim sırasında gerek hemen öncesinde benimle konuyu takip eden, yayın akışını derhal bu işe çeviren, kanala katıldığım ilk günden bu yana desteğini esirgemeyen