Hürmüz işi Trump'ı ziyadesiyle sıkıştırmış durumda.
Yalnız bu olay çerçevesinde vahim olan şey hangisi karar veremiyorum.
Trump'ın bunu öngörememiş olması mı,
İran'ın bunu yapacağına hiç ihtimal vermemiş olması mı,
Yoksa elde hiçbir çözüm yokken dünyaya çağrı yaptığında dımdızlak ortada kalması mı
*
İlk iki meseleyi geçen yazıda irdelemiştik.
Trump'ın tüm planlarını "Hamaney ölecek, rejim düşecek, zafer bizim olacak" gibi oldukça üstünkörü ve basit bir zemine oturtması Hürmüz gibi kaçınılmaz bir krize itti tüm dünyayı.
Ama asıl mesele bunun sonrasında yaşananlar.
Öyle ki... ABD'nin dünya üzerindeki "yaptırıcı" gücünün nerelere geldiğini görmek açısından oldukça değerli.
*
Trump hafta sonu çıkıp Hürmüz krizinin artık bir dünya krizi olduğunu deklare ediverdi.
"Yedik, içtik doyduk; hesabı kim ödeyecek" diye soruyor Trump sormasına da... Başkan ve Netanyahu haricinde kimse ne bu masayı istedi, ne yedi, ne içti ne de masanın yakınından geçti.
Haberin DevamıE o zaman dünya Trump'a bir şey mi borçlu
Aslında değil. Hiç de olmadı.
*
Trump uzun bir süredir Avrupa, NATO, Güney Kore ve Japonya'yı zorbalıyor.
Bu ülkelerdeki his şu... Onlarca yıldır ABD'nin ilmek ilmek ördüğü müttefiklik ruhunu, işbirliği mantığını ve en önemlisi güvenilebilirliği yok etti.
Trump bu ülkelere "kendi başınızın çaresine bakın" derken iyiydi de... Şimdi neden "başım sıkıştı yetişin" diyor
*
Peki Birleşik Krallık, AB, Almanya, İtalya, Avustralya, Japonya gibi ülkelerin şimdiden "asla" demeleri tesadüf mü
Trump'ın geçen gün bizzat anlattığı şu hikâye gerçeği ortaya çıkarıyor.
"Japonya'da 45 bin, Güney Kore'de 45 bin ve Almanya'da 50 bin askerimiz var. Hepsini biz savunuyoruz sonra: 'Hiç mayın tarama geminiz var mı' diyoruz. Onlar da 'Şey biz bu işe karışmasak olur mu' diyorlar."
Akla hemen birkaç soru geliyor...
Japonya'yı ABD'yi soyan ülkelerden ilan edip Japonya'yı koruma vaadini sorguladığın,
Almanya'nın seçimlerine karışmak dahil olmak üzere yine ABD'yi soyan ülkelerin başlarında gösterdiğin,
Güney Kore'yi koruma taahhüdünü tartışmaya açıp hava savunma sistemlerini çektiğin için olabilir mi acaba
Bunlar sadece birkaç örnek...
*
Haberin DevamıDaha 14 ay oldu ama dost da düşman da Trump'ın öngörülemezliğinden ve kendilerine davranılma şeklinden biraz yılmış halde.
Hele hele tarihi müttefik Birleşik Krallık bile bu maceraya girişmediği için herkesin önünde çocuk gibi azarlanıyorsa...
Bir de üstüne "Bunu unutmayacağız. Gemi falan da yollamayın ihtiyacımız yok" gibi atarlı giderli cümlelerle trip yiyorsa söylenecek bir şey yok.
*
Daha önce Netanyahu'nun kendisini bu maceraya ikna etmesi daha sonra da göreve geldiğinden bu yana yola çıktıklarını her fırsatta yerden yere vurması, aşağılaması ve zorbalaması Amerika'yı derin bir yalnızlığa itmiş halde.
*
Trump'ın aralık ayında yayımladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi büyük ses getirmişti.
Haberin DevamıBatı ittifakından hızla uzaklaştığı, herkesi kendi başının çaresine bakmaya çağırdığı ve "Donroe Doktrini" duyurduğu bu belgeyi analiz etmiştik biz de 10 Aralık yazısında.
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzende ABD'yi mahallenin kabadayısına; Avrupa'yı ve diğer müttefikleri de kabadayıdan koruma alan mahalleliye benzetmiştik.
Bu yeni doktrin ile mahallelileri satan kabadayıya da iki uyarıda bulunmuştuk.
"Kabadayı hâlâ eski saygıyı göreceğini düşünüyorsa hayal görüyor. Batı kavramı denen şey artık sona ermiştir."
Şimdi anladınız mı neden Trump "herkes Hürmüz'e" dediğinde bir kişinin bile kapıdan dışarı adımını atmadığını
İşte bütün mesele bu.
NEME LAZIM
Haberin DevamıSadece

4