O gençlerin önemli bir kısmı tutuklu.
Oysa onlar, Anayasal haklarını kullanmak
Sıkıntılarını paylaşmak
Taleplerini dile getirmek için yürüyüş haklarını kullanmak istediler
Gördük
İzledik
Çok da keyifliydiler
Oyunlar oynadılar
Şınavlar çektiler
Sokaklarda şarkılar türküler söylediler ve niye sokaklarda olduklarını anlatmanın derdindeydiler.
Onların karşılarındaki üniformalılar, belki de birçoklarının akrabası
Komşusu
Hatta arkadaşı
Köylüsü, memleketlisi idiler ya, onlar da tomaların fıskiyeli sularına göğüs geren gençlere, akşamın soğuk ortamında tazyikli su sıktılar.
Biber gazı sıktılar
Cop vurdular, ama o çocuklar sadece kendi dertlerini ve haklarını dile getirmek istiyorlardı ya tutuklandılar.
Yürümekle yolların aşınmayacağı bilindiği halde, yollar aşınmadı belki, ama çocuklar da polisler de sahiden çok aşındı, çok yıprandılar.
Onların her birine o kadar çok içim acıdı ki anlatamam!
Yalnız gençlerimize değil, aynı zamanda yirmi dört saate yakın teyakkuzda bulunan polislerin yılgınlıklarına
Yorgunluklarına da içim acıdı benim.
Sadece kendi demokratik taleplerini kamuoyu ile paylaşmak isteyen, seslerini iktidara duyurmak isteyen öğrencilerin yedikleri coplara içim acıdı.
O gençlerin yere yatırılmış vaziyette ayaklarına basılarak, bileklerine ters kelepçe takmalarına içim acıdı!
Yerde yatıyor oldukları halde acımasızca araçlara istiflenerek bindirilen çocukların ciğerleri yanan analarına içim acıdı.
Çünkü onlar bizim çocuklarımız.
Evlatlarımız
Ve ülkenin gelecekleri öğrencilerimiz derslerinden oldular
Sınavlarından oldular
Belki de geleceklerinden olacaklar!
Ne oldu şimdi, kim kazandı
Polisler mi
Polislere talimatları verenler mi
Talimatları verenlere emirleri verenler mi kazandı
İnanın kazanan yok olmadı.
Kaybeden ise o kadar çok ki!
İktidar bile bu yaptıklarının karşısında milletin nezdinde kaybetti maalesef.
O çocukların keyfi olarak sokaklara çıkıp -eskilerin deyimiyle- "Anarşik eylemler" yapmak gibi bir niyetleri olmadıkları açıkça görülüyordu zaten.

96