Vicdanlar gerçekten yaralandı

Olur böyle şeyler diyeceğim ya, işte buna içim el vermiyor.

Olmaz çünkü!..

Olmamalı!..

İnanıyorum ki bunun böyle olması yalnızca beni değil, bu ülkenin neredeyse tamamını üzdüğünün farkındayım.

Yok farkında değilim.

Biliyorum.

"İstatistik mi yaptın Nereden biliyorsun" diyeceksiniz ya, doğru söylemem gerekirse öyle bir istatistik yapmadım. Ama çok iyi biliyorum ki bu millet, bu ülkeyi kuran Atatürk'üne de bu milletin bağrından çıkan pırıl pırıl evlatlarına da sahip çıkar.

Çıkıyor da.

Elbette teğmenlerimizden bahsediyorum.

Gencecik pırıl pırıl

"Geleceğimiz" dediğimiz

"Yarınlarımız" dediğimiz dopdolu yetiştirilen evlatlarımız.

Bu ülkenin kurucusuna bağlılıklarını haykırdıkları için

Bu haykırışa öncülük yaptıkları için bugün çok sevdikleri mesleklerinde yoklar.

İhraç edildiler

Oy birliği ile değil, oy çokluğu ile ve şerhler konularak

Üstelik de tek bir oy farkıyla

5'e 4'le bu çocuklar henüz daha mesleklerine ısınmadan mesleklerine hasret bırakıldılar.

Suçları nedir

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz!" demeleri.

Hem ne var bunda

Aynı zamanda bir askeri deha da olan Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarıyla birlikte kurdukları bu ülkenin ilk Cumhurbaşkanı da.

Ona bağlılıklarını söylemek

Onun yolundan gittiklerini haykırmak

Onun kurduğu Cumhuriyete sahip çıktıklarını söylemek, iktidar için bu kadar mı tehlikeli

Bu çocuklar böyle söylemekle ülkenin geleceğini mi tehdit etmekteler

O kadar cahil mi bu çocuklar anlamadım ki!

Mezuniyetlerinin heyecanıyla kılıçlarını havaya kaldırmış olmaları, bu ülkeyi yönetenlere karşı gelmek, onlara kin ve nefret duyguları mı taşımaktır

Bu düşünce nasıl bir düşüncedir, anlamakta zorlanıyorum.

Üzülüyorum.

Gençlerin en güzel ve anlamlı anlarının hüsrana çevrilmesine üzülüyorum