Umutları boşa çıkarmaya hayalleri yıkmaya devam

Memleket, her konuda sıkıntılı ya, ekonomi başka bir âlem.

Erdoğan "Ben ekonomistim" demişti!

Yurdum insanının hâline baktıkça ekonomist olabileceğini hiç sanmıyorum.

Enflasyon

Paranın değersizliği

Paranın alım gücünün her geçen süreçte düşmesi,

Hemen her hafta, her ay zam sağanağı yapılması

Memleket yangın yeri oldu ve bir türlü söndürülemiyor.

Elbette ortada var olan bu başarısızlığa bahane uydurabiliriz.

Koronayı ileri süreriz

Dünyadaki ekonomik sıkıntıları ortaya dökeriz.

Savaşlardan, doğal afetlerden söz edebiliriz.

Hiç kuşkusuz bunların hepsi de ülkenin ekonomisini olumsuz yönden etkileyen nedenlerdir.

Kabul!

Kabul de "Memleketin neyi var neyi yok hepsini sattınız. Nettiniz oralardan gelen paraları" desem haksız mıyım

Üstelik yukarıdaki olumsuzlukları, Avrupa'nın lider ülkeleri de yaşadı. Bunu bizzat korona öncesi ve sonrasında oralarda bulunmuş biri olarak söyleyebilirim.

O süreçlerde oralarda da zamlar yapıldı.

Oralarda da korona öncesindeki market alışveriş sepetlerinin dolma oranı bir birimse, korona sonrasında 1,30 hatta 1,50'ye dolmaya başladı.

Oralarda da bu zamlar oldu.

Buna rağmen oralarda yine de insanların buz dolaplarında:

Yiyecekleri, içecekleri vesaire hep var oldu.

Evet var ve bizdekiler gibi 'Ayda bir, altı ayda bir, senede bir evimize et giriyor' serzenişi yok.

Ve oralarda insanlar, -emin olun- tatillerini de bir sene yapamasalar, ikinci sene mutlaka yapabiliyorlar.

Lideri ekonomist olan benim ülkemde ise; iğneden ipliğe her şeye sürekli zam yapıldığından, memleketlerine dahi gidemiyorlar.

Zamlar, memlekette fiyatları yükseltirken, emekliye de eline geçmeyen zam(!) yapıyorlar.

Üstelik daha önceki yönetimlerin hiçbirinde görmediğimiz 'Kök hücre' benzeri