Hele de şu bir hafta on gün içinde ülkemin gidişatıyla ilgili o kadar karamsarım ki anlatamam.
Emin olun, karamsarlıktan nefret eden biriydim ya, duyduklarım korkutmaya başladı beni.
Kiminle konuşsam hiçbiri hayatından memnun değil.
Hangi esnafa:
"Nasılsınız İşler nasıl, nasıl gidiyor" diye sorduğumda, hani "Bir dokun bin ah işit" diye bir söz var ya, aynen öyle.
Bir dokun bin ah işit!..
Hepsi de mide spazmından kıvranıp duruyor.
Ben artık ne iktidarı ne de onların yaptıklarını anlayabiliyorum
Yarınlara dair nasıl bir projeleri var
Bu gidişatı nasıl düzeltecekler
Düzeltebilecekler mi ona bile inanasım yok.
Çünkü esnaf, ne olduğunu dahi bilmediği vergileri ödemekten nefes alamazken, iktidarın bundan nasıl haberi olamaz
Ankara'da oturup dört bir yana bir şeyler söylemek
Memleketin iyi gittiğini anlatmak.
"Esnafımız, memurumuz, emeklimiz iyi
İşçimiz köylümüz hamdolsun iyiler!
Biraz sıkıntı var ama o da geçici, biraz sabır!" demek, anlaşılır gibi değil.
Osmanlı'yı öve öve bitiremeyen iktidar onlar gibi dahi yapmıyordu.
Hiç olmazsa Osmanlı'da padişahlar, zaman zaman tebdili kıyafetle halkın içerisine karışır, ahalinin ahvalini sorardı
Memlekette; hak, hukuk, adaletin nasıl gittiğini görmek için vatandaşın arasında gezerdi ya, bugün iktidarla vatandaş arasında öyle bir açıklık var ki vatandaşla hasbıhal olabilmesi mümkün değil!
Bu iktidar vatandaşın özellikle de küçük esnafın
Çiftçinin ve emeklinin yanına gidemez
Niye
Çünkü hepsine de ölümü gösterip, sıtmaya razı etmeye çalışıyorlarken, onların keyfi yerinde hamdolsun!
Bana kızmayın lütfen.
Ben ne iktidarın düşmanı ne muhalefetin dostuyum.
Memleket alevler içinde ve benim o alevlerin içinde canım yanıyor.
Bu ülke daha önce hiç de böyle bir süreç ya-şa-ma-dı.
DOSTUM ESAD YOK ARTIK
Sayın Esad neler yapacak izliyoruz!..
Yurdum insanıyla arası açılan Sayın Cumhurbaşkanı, Suriye Devlet Başkanı Beşer Esad ile eski günlerdeki gibi dost olmak istiyor.

160