18-21 Nisan tarihlerinde Salzburg'da (Avusturya) kitap fuarındaydım.
Yurtdışından İstanbul'a geleceğimin son günü, grip denilen illet bu sefer benim peşime düştü.
Ne oldu, nasıl oldu anlamadım ya, mikrobunu bulaştırıverdi bana.
Salzburg'da dört günlük kültür ve kitap fuarının 3. gününde müthiş bir kalabalık.
Fuar alanı hıncahınç.
İğne atsanız yere düşmüyor o kadar yani.
Öyle bir izdiham yaşandı ki ister istemez fuar alanının ne kadar yan kapısı varsa hepsi de açıldı.
Kapıların açılmasıyla birlikte dışarıdan içeriye giren soğuk hava nasıl oldu, nasıl becerdi bilemiyorum, onca insanın arasında beni buluverip yapacağını yaptı bana.
Ve mikrop zaferini ilan etmiştir herhalde!
Bir yarım saat sonra her şeyin yoluna girmesiyle birlikte, benim üst damağımda kuruma oldu.
Yutkunmaya çalışıyorum yutkunamıyorum
Sıcak bir şeyler içiyorum yumuşatamıyorum
Ama bu beni oldukça rahatsız etmeye başladı.
Sonra hafiften öksürük başladı.
Öksürük de başlayınca hani "Şifayı kaptım" diye aklıma geldi ya, ben yine de kendime konduramıyorum hastalığı!
Fuarın o kalabalığından havaya uçuşan tozlar genzime kaçmış olabilir, diye kendime teselli veriyorum ya, bir taraftan burnumun akması
Diğer taraftan öksürüğümün devam etmesi beni mahvetti.
İkide bir elimi yüzümü sabunlu su ile yıkıyorum ya yok bana mısın demedi!
O gün akşam oldu, fuar kapandı eve gittik.
Kaldığımız evimizin ikinci katındaki odama -hem köşe yazım için hem benim diğer çalışmalarımla ilgili- çekilip kendimce çalışıyordum ya, arkadaşlar evin alt katındaki salonda sohbet ederlerken, o akşam inanın bana ne kadar çalışmak istedimse parmaklarım bir türlü bilgisayarın tuşlarıyla buluşmak istemedi.
Benim, burun "Durmak yok, seni sabaha kadar uyutmayacağım" dercesine habire akıveriyor. Son günü fuara giderken üzerimi iyice sıkı giyindim.
Hoş, bir gün öncesinde de sıkı giyinmiştim ancak, o kalabalık
Kalabalığın oluşturduğu havasızlık
Terleyip soğumalarım
Ve o grip virüsünün bana olan hayranlığından bir türlü kurtulamayıp, içime çökünce gribin, o sevgi gücü, akşamüzerine doğru beni yavaş yavaş alt etmeye başladı.
Sonra ne oldu
Onunla benim aramda müthiş bir çatışma başladı.
Ben, "Beni alt edemezsin" diyordum
O, "Seni alt etmeye kendime söz verdim"

107