Olup bitenleri benim aklım almıyor

DEM Eş Başkanı Sayın Tuncer Bakırhan'ın, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratikleşmesi konusunda 'Bildiğimiz anlamda' bir demokratikleşme isteğinde samimi olduğuna bir türlü inanamıyorum.

Yalnızca Sayın Bakırhan'ın mı

Elbette hayır!

Eş başkanların her biri için de öyle düşünüyorum.

Çünkü onların birinci ve en önemli politikaları, -yıllar önce şartlı olarak Türkiye'ye teslim edilen- İmralı'dakinin serbest bırakılmasını sağlamak.

Onların her birinin Türkiye Cumhuriyeti devletinin yarınıyla ilgili iyimser düşüncelerinin olma ihtimaline inanmak istiyorum, ama inanamıyorum.

Yıllardır on yıllardır bunların dertleri İmralı.

Bunların dertleri federasyon.

Zaten onlar da terör eylemlerini, yıllardır destek gördükleri ülkelerin itici gücüyle bunun için sürdürmüyorlar mı

Ve nasıl oldu, ne ara oldu, hatta niye oldu ise bir gün birdenbire Apo'nun DEM gurubunda konuşmasını istedi Sayın Bahçeli.

Onları şiddetle yererken

Onlara yönelik her türlü suçlayıcı ifadeleri kullanırken

Sonra ne olduysa oldu birdenbire yer gök yer değişiverdi.

Olacak şey değil.

Ve şimdi de Sayın Erdoğan:

"Biz Sayın Bahçeli ile birlikte ne yaptığımızı biliyoruz." diyor da niyeyse onların dışında onların ne yaptıklarını kimse bilmiyor!

Karşı tarafa "Koşulsuz ve şartsız silah bırakacaksın" demek, karşı tarafın da "Tamam, koşulsuz silah bırakıyorum!" diyeceğini beklemek, aklın alacağı bir şey değil!

Mesela bir anlaşma yapılacaksa, bu neden bir referandumla vatandaşa sorulmaz

Oysa Sayın Erdoğan'ın geçmişte en çok istediği şeylerden biriydi referandum.

Bir de sandık!

Şimdi ise ülkeyi hangi noktaya getirdi de referandum ve sandık hiç akla getirilmiyor

Ayrıca bilinmezliklerle dolu olan bu çabanın, Türkiye aleyhine çalışanların dışında hiç kimseye yarayacağını da düşünmüyorum.