Bugün günlerden haziran ve tatil.
Şunun şurasında okulların kapanmasına ne kaldı ki.
Bayram tatiliyle birlikte okulların da tatil olması demek, özellikle milyonlarca genç için bir rahatlama demek!
Kimilerine göre deniz
Kimilerine göre memleket...
Köy, kimilerine göre.
Ya da bir yıldır geride bıraktığı bir sevgiliyi görme heyecanıdır belki de.
Kimilerine göre de anne, baba; dede, nineyle buluşmadır.
Haziranla başlayan yaz mevsimi, bütün bunları barındırır içinde.
Her ne kadar eylül en çok aşkı hatırlatsa da
Sonbaharın ilk ayı olan eylül ayına dair, aşk şarkıları bestelenip söylense de aşkın en özlenen yanı haziranda başlarmış gibi geliyor bana.
Haziran ayı ile başlayan yazda, bir başka türü yaşanır aşkın
Belki de sıcak sımsıcak türüdür bu!
Baharın enerjisinin yazla buluştuğu bir zamanda toprak bile yerinde duramıyor ve toprağın ilkbaharda başlayan gebeliği, haziranla birlikte meyvesini veriyor.
Ah aşk, sen nelere kadir değilsin ki!..
Eylülde aşk biraz daha hazana benzer. Onda daha çok duygusal anlar yaşanırken, haziranda aşk biraz daha alevlenir
Ben, yine de yaz aşklarından çok daha fazla eylülün melankoli aşkını tercih ederim ya, yaz aşkları da ayrı bir güzel ve ayrı bir yaşanılası olduğunu, göz ardı edecek de değilim.
O nedenle haziran ayının gelmesiyle birlikte bir taraf yarım bıraktıkları aşk planlarını yaparlarken
Diğer taraf bahçesi, bağı bostanı olanlar da -ki buna gurbetçilerimiz de dâhil- izinlerini köylerinde değerlendireceklerdir mesela.
Haziran ayının ilk sıcağı ile birlikte doğdukları köylerinde güneşin yakıcı sıcağının altında yanmaya başlayacaklar.
Belki de bu yıl, geçen yıla oranla biraz daha umut dolu olacaklardır ya, -doğrusunu isterseniz bu aşk yazısının arasına siyaseti sokmak istemezdim ancak- ülkeyi yöneten siyasiler, insanda umut bırakmadılar, o da ayrı bir konu!

174