31 Mart'ta yapılacak olan yerel seçim, bir anlamda 25 yıllık AKP belediyeciliği ile İmamoğlu'nun 4,5 yıllık belediyeciliği arasında geçecek.
Bunu hepimiz biliyoruz.
Bir taraf her türlü olanaktan kısıtlanmasına rağmen, mücadeleden vazgeçmeyip iktidarı tedirgin etme noktasına getirdiği icraatını anlatıyorken, diğer taraf devlet desteğiyle de yapılan 25 yıllık icraatını anlatıyor.
Bu ne kadar eşittir
Adildir
Hakkaniyetlidir varın siz düşünün!..
Üstelik 4,5 yıllık İstanbul yerel yönetimi; iktidar tarafından 'Topal Ördek' konumuna sokulmamak için direnirken, normal şartlarda ve afet durumlarında vatandaşına sahip çıkmaktan hiç de geri kalmamıştır.
Bu süre içinde kültür hizmetlerinde de yapılabilecek her türlü aktiviteyi İstanbulluya sunmuş, sosyal belediyecilik anlamında İstanbullulara
Erkeğine
Kadınına
Öğrencisine
Çocuğuna, bebeğine her türlü desteği vermiş ve bu süre içinde bunda da etkili olmuştur.
İstanbul'da üniversite öğrencilerine yurt yapmıştır.
Daha ne olsun!..
Daha önceki yerel yöneticiler böyle bir hizmet yapmış mıydı, ben hatırlamıyorum.
Hani diyorum ki Sayın İmamoğlu ile Sayın Kurum, bir açık oturum yapsalar da her iki taraf da kendilerini bir anlatsa.
Vatandaş da ona göre daha sağlıklı bir karar verse.
İki yiğit çıksın meydana, eteklerindekileri bir güzel döküversinler. Kim neyi nasıl yapmışlar, bundan sonra neler yapacaklar bir güzel anlatsalar.
Bence yıllar sonra da olsa çok hoş olur.
Ayrıca da İmamoğlu bu 4,5 yılda vatandaşa çok önemli bir gerçeği göstererek kanıtladı.
Herhangi bir kişi; kendine, işine ve gücüne inandığında, baskılar ne kadar yoğun ve ağır olursa olsun, pes etmeyebiliyormuş.
Ve bugün iktidar; İmamoğlu'nu yenebilmek için bütün olanaklarını seferber etmeye hazır. Bu da şunu gösteriyor ki dün,

244