"Vay be!" diyorum kendi adıma.
Çocukken, 2025'i göreceğimi hiç sanmıyordum ya, gördüm işte.
Neyse yeni bir yıla girdik ya
Yeni umutların
Yeni beklentilerin
Yeni hedeflerin
Yeni başarıların olmadığı, yepyeni bir yılın ikinci sayfası içindeyiz.
Şimdiden o iki sayfa, karamsarlık ve belirsizliklerle dolu.
Ülkeyi yönetenler refah içinde olduğumuzu söyleyip duruyor ya, kim inanıyor bilmiyorum.
"Ben 2025 yılının 2. gününün sayfasına hangi notları düşeyim." diyorum.
Daha doğrusu "Hangi güzel notları
Hangi umutlu
Umutlarımı destekleyen beklentili
Başarılarımda emeği olan hangi hedeflerimin olduğunu paylaşsam" diyorum ya, inanın 'Güzellikler ve umut adına' paylaşabilecek hiçbir şey bulamıyorum
Sahiden bulamıyorum!
Memleket iki kişinin, dudakları arasında.
Ne yapıyorlarsa kendi aralarında yapıyorlar.
Hani şöyle 'Emekliler Yılı'nda bi nebze de olsa emekliyi mutlu etselerdi ya, gam etmeyecektim.
Ne var ki emeklinin mutlu olması bi tarafa, o ak saçlı, ak sakallılar üzüntüden kahroldular geçtiğimiz emekliler yılında.
Geriye dönüp bu iki gözümün nuru insanların ilişkilerine bakıyorum, biri epey bir zaman rakibine veryansın ederken, daha sonra bütün siyasi cenahı karşısına alıp, diğeri ile yan yana oluverdiler.
Hem hangi küslük ve dostluk ölünceye kadar devam etmiş ki
Rabb'im muhabbetlerini arttırsın.
Arttırsın da 2024 yılında işçi ve emekçi, önceden de fakirdi, bu yıl daha fakir oldu.
Zenginleri de daha da zengin oldular.
Yani 2024'te ülkeme, yurdum insanının ümüğünü sıkacak ne varsa hepsi de art arda geldiler
Emekli takatten kesildi
İşçi açlığa mahkûm edildi
Esnaf, vergi çıkmazı içerisinde hangisine yetişeceğini şaşırdı
Köylü, "Saldım çayıra mevlam kayıra!" diyor ya, mevlam da onlardan yana değil.
Çünkü O da yağmurunu onlardan esirgiyor.

84