Düşündürücü İnanın çok düşündürücü

Benim memleketimde kriz denilen şey çok kolay çıkıyor, sonra da unutulup gidiyor.

Sonra başka bir kriz

Başka bir polemik

Ve yine unutma!

Bu sefer de Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 50. yıldönümünde -önemli değilmiş gibi düşünülse de bir kriz- yaşandı.

KKTC Türkiye Büyükelçisi Sayın Metin Feyzioğlu, ana muhalefet lideri Sayın Özgür Özel'i havalimanında karşılamamış.

Karşılaması gerekir miydi

Protokol teamüllerine göre gerekirmiş.

Karşılamaya kendisi gidemese bile ana muhalefet liderini karşılamak için kendi adına bir temsilci de görevlendirilebilir, karşılayamadığı için üzgün olunduğu paylaşılarak böylece bir sorun çıkmamış olurdu.

Öyle mi olmuş

Hayır öyle olmamış.

Protokol gereği karşılanması gereken ana muhalefet lideri, Büyükelçi tarafından karşılanmamış!

Üstelik, adına bir yetkili de görevlendirilmemiş.

Böyle olunca da ana muhalefet lideri tepki göstermiş.

"Ülkemizde bir protokol var.

Protokolde Sayın Cumhurbaşkanı var

Sayın Meclis Başkanı var

Ana muhalefet partisi var ve daha sonra diğer siyasi partiler var.

Ben Türkiye'de protokolde üçüncü sıradayım.

Beni karşılama görevleri arasında ve dünyanın neresine gidilirse gidilsin, ana muhalefet liderini büyükelçileri havalimanlarında karşılıyorlar.

Gelemeyebilirse elçilikten biri gelir." diyerek, protokol teamüllerinin önemine ve gerekliliğine dikkat çekmiş.

Evet, "Sayın Genel Başkan bunları anlatıyor da Büyükelçi Sayın Feyzioğlu acaba bu yol ve yöntemi bilmiyor mu" diyeceğim ya, bu düşüncemin de saçma olduğunu biliyorum.

O zaman da:

"Bu bilindiği hâlde niye ana muhalefet lideri karşılanmaz" diyorum.

Mazereti varsa niye adına bir yetkili görevlendirmez

Yasada da böyle bir konu belirtiliyorsa neden yerine getirilmez

Getirilmiyorsa bu ne anlama gelir

Bu, 'Kişiselleştirme yoluyla nezaketsizlik' anlamına gelir, diye düşünüyorum.