Dünü aratır oldular ya, helal olsun!

Bugün, niyeyse işte; "Özgürce her ne yapıyorsak, yaptığımız her şeyi, adı 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti' olan devlete borçlu olduğumuzu" paylaşmak geldi içimden.

O nedenle de her birimiz yaptığımız işle

Aklımızla

Samimiyetimizle

İnsanî ve ahlâkî anlayışımızla

Çalışmalarımızla, devletimize yakışan güzellikler sergilemek zorunda olduğumuzu ve bunu çok iyi kavramamız gerektiğini paylaşmak istedim sizinle.

Çok az sayıda da olsa, kendini yurduna ve milletine adamış

Ama bunu bir propaganda aracı yapmayan

Yurdum insanına dokunan

Onların yaşamlarına dokunmak için çırpınan

Cana can olmak için yırtınan insanlarımız var ki; onlar sadece işlerini yapıyorlar

Konuşmuyorlar

Çalışıyorlar

Paylaşıyorlar

Ortaya eserler koyuyorlar.

Ve onların her biri, bugün için ülkemin gizli kahramanlarıdırlar.

Üstelik de memleketin hemen hiçbir olanağından yararlanamayan

Her şeyini güçbela yapanlar

Kıt kanaat içinde geçinen insanlar

Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarıyla birlikte kurdukları bu memleketin, tek bir taşına dahi halel gelmemesi için yırtınıp duruyorlar.

Yok sayılma pahasına

Eleştirilerin muhatabı olma pahasına

Değerlerinin fark edilememesi pahasına

Kendilerinin ne kadar büyük değer olduklarını bildiklerinden kimselere eyvallahları yok

Protokollere girme hevesleri yok.

Onların en çok da üretme hevesleri var

Düşündürme hevesleri var

Sorumluluklarını üstlendikleri insanların, kendilerini tanıyabilmelerini öğretme arzuları var

Onlar; villalarda da yaşarlar barakalarda da

Çünkü onlar; hayatın tadını da bilirler, zulmünü de görmüşlerdir.

Çünkü onların öncelikli dertleri memlekettir, memleket.

Onlar memleketin tahta ve eski püskü sıralarında okuduklarını hiç unutmamışlar, devletin -vakti zamanında- kendilerine nasıl sahip çıktığını, o yüzden hepsi de devletine borçlu olduğunu hep akıllarında tutmuşlardır.

Tıpkı cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında yaşananlar akıllarda tutulduğu gibi