Görünen o ki; hep beraber, tekmilimiz birden karmakarışık haller içindeyiz.
Mutlumuz da öyle, mutsuzumuz da!
Her birimiz arabesk takılıyormuşuz gibi.
Yerlerde sürünüyoruz da farkında değiliz.
Bütün olumsuzluklar bizimle randevulaşıp, dünyamıza girerek bir türlü huzur vermiyorlar.
Kendi adıma son baharımda huzuru bulmak istiyorum.
Gördüklerim
Duyduklarım
Haber ajanslarında yer alanlar; bir taraf iktidarı göklere çıkartarak, diğer taraf memleketimin her köşesinden insan manzaralarının durumunu yansıtıp, huzursuzluğun nasıl olduğunu
Sokaklarda öldürülen kadınları
Son zamanlarda okullarımıza sıçrayan gençlerin birbirlerini bıçaklamaları, nasıl da korkutuyor insanı anlayamıyorum.
'Güven' bizim için kullanılan bir sözcük değil artık.
'Şüphe' bize daha yakın oldu.
Belki de şüphe, -bizi tedirgin etse de- sürekli hareket halinde tutuyor. Güvense rahatlatıyordu ya, o da bir zamanlardı.
Hem nasıl olmuş, nasıl başarılmış da bu kadar tehlikeli(!) insanlar İBB'de konuşlanmışlar
Nasıl olmuş da millet için çalışan(!) bir adayı seçmemiş İstanbullu.
Düşündürücü değil mi
Ancak yapılan bütün bu eziyet, İmamoğlu nezdinde ona oy veren -içinde ben de dahil- İstanbullulara!
Ve İstanbullu da bunun farkında.
İBB yöneticilerinin bu kadar sorgulanmaları ve suçu sabit olmadığı halde içeride tutulmaları, sahiden vicdanları rahatsız ediyor. Oysa aynı şeyleri yapan AKP'li belediyelerden herhangi birine hiçbir şey yapılmaması düşündürücü.
"Aynı şeyler yapan" dememdeki kastım şu
Onlar da etkinlik yapıyorlar
Yardım yapıyorlar
Kurslar açıyorlar
Öğrencilere burs veriyorlar.
İlçelerine yatırım yapıyorlar.
İyi ki de bunları yapıyorlar.
Milletin paraları doğru yere mi aktarılmış yoksa keyfe keder bir şeklinde mi harcanmış, bu harcamalar nasıl bir incelemeye tabi tutulmuş, orasını bilmiyoruz.
Ama CHP'li belediyelerin nasıl bir kıskaçta olduklarını cümle âlem biliyorken, AKP belediyelerinin de sütten çıkmış AK kaşık olmadıklarını yine cümle âlem biliyor.
Ama işin özü başka!
Karşısına aday olarak çıkan Sayın Ekrem İmamoğlu'nu, Sayın Cumhurbaşkanı nasıl oluyor da bütün var gücüyle savaş açarcasına, onu elinden gelse bir avuç suda boğmak istiyor.

78