Andımız, bir ulusun;
Birlik ve beraberliğini
O ulusun bireylerinin vizyon ve misyonunu
O ulusun bireylerinin ahlâk değerlerini
İkili ve sosyal ilişkilerdeki samimiyeti
İçtenliği
Sorumluluğu
Nezaketi
Estetiği daha en küçük yaşlardan itibaren, her günün sabahında küçük beyinlere hatırlatırdı aslında.
Ve ne acı ki!...
Kime ne zararı vardı ki kaldırıldı
Anlaşılan o ki 'Andımızı' yasaklayanlar andımızın, yukarıda saymaya çalıştığım bazı özelliklerinden nasıl bir samimiyetsizlik ya da antipati hissedilmiş olmalı ki bugün bize hiçbir şey hatırlatamıyor.
Ve o Andımızın (Bizim zamanımızdaki) son paragrafında:
"Varlığım Türk varlığına armağan olsun!" olsun denilirken de; onun anlatmak istediği sevda, vatan sevdasıydı.
Evet, şimdi andımız da kalmadı, onun hassasiyetleri de!..
Bugün ilişkilerin en uzak
Dostluğun, sıradanlık
Kardeşliğin ise ayrışma noktasına gelmesine neden olundu.
Millî ve manevî değerlerimize sahip çıkılmalı denilirken, bir taraf kendilerinin anladığı
Bildiği
İnandığı millî ve manevî değerlere sahip çıkılması yönünde baskıcı tavrını kullanırken, kendileri gibi inanmayan ya da düşünmeyenler -neredeyse- vatan haini ilan edildi.
Bu nasıl oldu
Hangi ara oldu
Kimin aklıydı, kimseler bilemeden, fark edilemeden adı 'Türkiye' olan misakı millî sınırlar içinde, bugün ayrışmadık nokta kalmadı
Hatta bugünün iktidarı:
"Yerel iktidar genel iktidarla aynı olmazsa, o yerele hizmet götürülmez." bile denildi.
O kadar yani!..
O yerelde yaşayan insanlar, ülkeyi yönetenlerce ayrıştırılıp, cezalandırılma korkusu verilerek, tehdit unsuru haline getirildi.

167