Siz, şimdi yeni yılı kutlayacaksınız!
Hediye alacaksınız evlatlarınıza!
Kim bilir nasıl hediyeler alacaksınız
Ve nasıl da sevinecek evlatlarınız!
Elbette sevinmeliler.
Babalar anneler evlatlarını; dedeler, torunlarını sevindirmeyecek de kimi sevindirecekler
Evlatlarını, torunlarını mutlu etmenin mutluluğu ile onları mutlu edebilmenin özgüveniyle, kim bilir belki de kendinizle, bir ebeveyn olarak nasıl da gurur duyacaksınızdır.
Duymalısınızdır da.
Keşke, yetkiyi elinde bulunduran siyasi erkan; asgari ücretliyi ve emekliyi biraz olsun rahatlatıp, onların yüzlerini evlatlarının ve torunlarının karşısında güldürebilselerdi.
Bakkalın, kasabın, manavın karşısında, ceplerine ellerini attıklarında borçlarının tamamını ödeyebilselerdi keşke!
Sahiden de çok da güzel olurdu.
Yılbaşı hem asgari ücretliye hem de emekliye gelmiş olurdu.
Ve bundan daha çok kim kazanırdı
Tabi ki iktidar!
Çünkü onlara söyleyeceği çok sözü olurdu.
Ya şimdi
Yarın Ramazan.
Öbür gün bayram mesela!
Şunun şurasında Mart'a ne kaldı ki
Ocak, sonra Şubat ve Mart.
İşte geldi Ramazan.
Onun sonrası da bayram.
Ramazan alışverişinden vazgeçtim, Bayram alış-verişi yapabilecek mi bu insanlar
Yapamayacaklar.
Yapılan bu zamla neler alsın
Harçlık vereceklerine, nasıl harçlık versin asgari ücretli
Emekli
Dul ve yetim
Onların ne Yılbaşı'sı kaldı ne bayramı.
Hepsi de üzerlerinden TIR geçmiş gibi dümdüz oldular da bu kimin umurunda!..
Bir Sayın Bakan'a: "Bakan Bey, şu CHP'li belediyeleri bir silkele" demek, -hangi parti için söylenirse söylensin- zaten şık bir ifade değil. Hatta kendi adıma, 'İtibar ve iktidar kaybettirici bir ifade' olduğu da aklıma gelmiyor değil.
Devletin en tepesindeki bir Sayın Beyefendi'nin, bir 'Sokak jargonu' olan o ifadeyi nasıl kullanır, duyduğumda hayretler içinde kaldım.
Elbette istediği gibi konuşabilir, ama -benim için değil, kendisi için- makamı için çok üzücü bir ifade, çook!
Ayrıca o Sayın Bakan'ın yerinde olmayı asla istemezdim.
Hadi oldum diyelim

88