Benim hiç inanasım yok. Hani nerede

Hani hep camilerde

Meydanlarda

Toplantılarda

Karşısındakine söyleyecek sözü olmayıp da kader diye geçiştiriliyor ya

Niye diye soruyorsun

"Beterin beteri var" diyorlar.

Adam beterin en beterini yaşamış

Anasını kaybetmiş

Kardeşini kaybetmiş

Kendisinin yarısı maden göçüğü altında

Deprem göçüğü altında kalmış, hayatları tarumar olmuş, kader diyeceğiz ona

Adam kumdan çalmış.

Demirden çalmış

Betondan çalmış, bina tepesine yıkılmış kader mi diyeceğiz

"Beterin beteri var hâline şükret dostum!" mu diyeceğiz

Diyoruz valla!

Onu da diyoruz.

Sonra da:

"Güzel günler görecek Türkiye, aydınlık günler görecek" de diyor muhteremler.

Benim hiç inanasım yok.

Hani nerede o günler

Yıllardır dillerine pelesenk etmişlerdi ya, ne aydınlığı kaldı memleketin ne de güzel günleri.

Biz hep dünlerdeyiz

Dünlerle bugünler arasında avunmalardayız.

Bir de hizmet aşkı dillerinde

Yine, ağalar

Beyler

Efendiler, yaptıklarıyla övünürlerken, mutlaka işin içine aşkı karıştıracaklar.

Yaşamın her noktasında

Her anında, orta yerde güzel bir şeyler varsa, mutlaka onun içinde aşk vardır.

Çünkü güzel demek aşk demek aşk demek güzel demek.

Aşkın içinden güzeli çıkar geriye aşk kalmaz, güzelin içinden aşkı çıkar bu sefer de geriye güzel kalmaz.

Onun için şöyle bir memleketime bakıyorum

Ağalarımız

Efendilerimiz

Beylerimiz aşk ile çalıştıklarını söylüyorlar ya, ben memleketimin hâline baktığımda biliniz ki aşk ile çalıştıklarını söyleyenler doğru söylemiyorlar.

Bizde ne aşka ne de güzele dair hiçbir şey kalmamış.