Ben eylül...
İkinci baharın bu ikinci gününde "Bana hoş geldiniz."
Siz bana geldiğinizde, en çok da okulların açılacağı aklınıza geliyordur.
Çocuklarınızın ileride ekmek kapılarına bir adım daha yaklaşıyor oluşları bir de...
O nedenle ya, hayallerinizin, benimle beraber canlı tutuluyor olduğunu bilmek var ya, inanın bana, beni çok mutlu ediyor.
Ben zaten siz mutlu olduğunuzda mutlu oluyorum.
"Ben eylül... bir yanım mutluluktur benim"
*
Sakın bana "Sen bize masraf çıkarıyorsun!" demeyin!
Biliyorum diyeceksiniz.
Haksız da sayılmazsınız!
Ve yine de "Sen bizi içinden çıkılmaz hallere sokuyorsun!" diyerek, belki de en çok da beni görmek istemeyecekmişsiniz gibi geliyor.
İnanın bana, benden yana sizin hayatınızı pahalılaştıran hiçbir şey yapmıyorum ben.
Bu benim suçum değil.
Suç kimin siz biliyorsunuz onu!
*
Hem ben, öyle bir şey yapar mıyım
Benim derdim, siz bunaldığınızda sizi serinletmek...
Yorulduğunuzda dinlendirmek...
Susuz kaldığınızda yağmur bulutlarıyla toprağın çatlamasını önlemek.
Hem ben ne isteyebilirim ki sizin mutluluğunuzun dışında...
Ben eylül... sahi söylüyorum, bir yanım huzurdur benim!
*
Hem bende, sizin çok iyi bildiğiniz başka bir şey de var.
Sanmayın ki ben onu sizinle paylaşmayacağım.
Paylaşacağım elbet.
Bende aşk var, aşk!
Sevmek var...
İnsanı...
Doğayı...
Kuşu böceği...
Ben eylül... unuttunuz mu, bir yanım aşktır benim!
*
Hani bazen üzüntülüyümdür de ben, biliyor musunuz
Belki de o yüzden olsa gerek, benden önceki aylar, ağaçlara daha bir yakın davranırlarken, bana emanet edilenlere ben iyi bakamıyorum!
Onların yapraklarının dökülmesine engel olamıyorum.
Bilin ki her biri dalından kopup da toprağın yüzeyine serpilirken, benim canımı acıtıyor
Ben eylül... can yanım hüzündür benim!
*
"Senin canın var mı" diyeceksiniz ya, söyleyeyim:
Hiç olmaz mı
Benim canım; ne haziranın...

3