Aşağıdakiler ve yukarıdakiler

"Umut ediyor, memleket iyi olacak" diyoruz.

"Olsun" istiyoruz, çünkü sıkıntıyı biz çekiyoruz.

Aşağıdakiler yani!

"Yukarıdakileri üzmeyelim

Kendi işlerimize bakalım

Onlar kendi işlerine baksınlar, biz de gönlümüz el verdiğince gücümüz yettiğince yarınlara güzel şeyler bırakalım" istiyoruz ya, yukarıdakilerinin öyle istediklerini hiç de sanmıyorum.

Aşağıdakiler, onların umurlarında değilmiş gibi geliyor bana.

Umurlarında değiliz, çünkü aşağıdakilerle yukarıdakiler irtibatı koparttılar

Neredeyse irtibat tamamen kesilme noktasında

İrtibat kopunca da geri geri gidiyoruz ya, nereye gittiğimizi bilmiyoruz.

"Ânı yaşayalım" diyoruz, yaşayamıyoruz.

"Kendimizi toparlamaya çalışalım," diyoruz.

Ne gezer!

Toparlamak kim, biz kim

Daha beter olmayalım da toparlamak şöyle kalsın.

Aynen öyle!

Sonra da başlıyoruz Allah'a dua etmeye!

Niye

Çünkü biz aşağıdakiler olarak, bize yardım edecek memlekette kimse kalmayınca ne yapalım biz de Rabb'imize sığınacağız. Ancak, sanırım Rabb'im dahi bugünlerde bizi duymak istemeyecektir.

İstemeyecektir, çünkü belki de aşağıdakiler olarak bize öyle çok kızıyordur ki hangi birini söyleyeyim bilemiyorum.

Mesela "Sen benim gönderdiğim kitabı hiç mi okumadın" diye sorduğunda hadi "Okudum" diyelim.

O zaman da:

"Ne anladın" diye soracaktır.

Biz O'na da kaçamak cevap vereceğiz, "Bir şeyler anladık işte" deyip güya birbirimizi geçiştirdiğimiz gibi Yaradan'ı da geçiştirmeye çalışacağız.

Yaparız biz bunu!

Attığımı düşünmeyin, böylesi o kadar çok var ki anlatamam.

Yetmeyecek, Yaradan bize:

"Anladıklarınızı hayatınıza geçirdiniz mi" diye soracak.

Bak bu sorunun karşılığında şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki sadece bu soruya aşağıdakiler cevap veremez değil, yukarıdakiler hiç mi hiç doğru cevap veremezler.

Eğer onun kitabında anlatılanları aşağıdakiler-yukarıdakiler olarak hayatımıza geçirmiş olsaydık:

Ahlaklı olurduk

Adil olurduk

Yetim hakkı yemezdik.

Gelen üzümün bağını sorardık.

Hele hele kitabında defalarca "Bana döndürüleceksiniz" demiş olmasına rağmen (İnananlar için elbette), inanın bana kimsenin umurunda değil.