Allah, aklımızı hakkıyla kullanmayı nasip etsin.

Zor dostum zor!

Düşünmeyince

Akıl etmeyince

Bir de beyinler kiraya verilince, insan muhakeme yapamıyor.

Hele de ölmeden önce bu dünyada -nasıl olacaksa- cenneti ve Allah'ın rızasını garanti(!) altına almak dolduruşuyla

O heyecanla

Şişirilmiş o öfkeyle

Bir de yalan ve iftiralar da yüklenince, kim tutar artık seni

Kayseri'de geçtiğimiz günlerde Atatürk Anıtı'na baltalarla saldıran biri erkek biri bayan, iki kişiden söz ediyorum.

Niye büstlere saldıralım baltayla

Çünkü "Atatürk, din düşmanı!"

Niye din düşmanı

Çünkü o ülkenin kuruluş yıllarında din adamlarını öldürtmüş, İslam düşmanlığı yapmıştır.

Kimdir o din adamları

Kiminle nasıl bir iş birlikteliği yapmışlardır, belli midir

Sahiden de samimiyetle inanan

Mütedeyyin

Adil ve ahlâklı

Dinci değil, dindar, samimi Müslüman mıdır, hepsi de ortadadır.

Hatırlasanıza, 15 Temmuz da Allah adına, dine ve ülkeye sahip çıkma adına, bu ülkenin köküne dinamit koymak istediler de ülkenin samimi

Mütedeyyin

Ve yurtsever insanları onlara izin vermedi.

Sonra da kendisini din adamı olarak tanıtan, kimbilir kaç insanın, bugünün iktidarının aldığı kararlarla hayatları karartıldı

Ölmekten beter edildi.

Gelelim Atatürk'e

O, kendi ülkesinde ve dünyada kendisine milyonlarca insanın hayranlık duyduğu:

Bir bilim insanıdır.

Yazardır.

Edebiyatçıdır.

Kültür sanat elçisidir.

Siyasetçidir.

Evet çok iyi bir ekonomisttir ve bu da kanıtlamıştır.

Muhteşem bir askerdir.

Müthiş bir vizyona sahiptir.

Dört yabancı dil bilmektedir.

Ve herkesin kendisine inanılmaz saygı duyduğu bir devlet adamıdır.

Ve o, benim ülkemin kurucusudur.

Dünya, -özellikle de mazlum milletler- kendisini saygı ve minnetle anmaktadır.

Bu ülkemin insanının, Kur'an'ı okuyup doğru anlayabilmesi için dilimize çevirtmiştir.