AKP içerisinde şu günlerde birtakım hareketlenmeler yaşanıyor.
Bu hareketlilikte, en çok da Erdoğan'ın en yakınındakilerin onu yanılttıklarını söylüyorlar.
Niçin oluyor bütün bu çalkalanmalar
31 Mart 2024 hezimetinin oluşturduğu bir sonuç bu.
Eğer, 31 Mart'ta AKP birinci parti olmaya devam etmiş olsaydı, bunların hiçbiri olmayacak "Durmak yok yola devam!" diyeceklerdi.
"Durmak yok yola devam" diyeceklerdi ya, şimdi ise yola devam edemiyorlar.
Niye edemiyorlar
Yerel yönetim muslukları bir bir kesilir oldu.
Memlekette satılacak mülk de neredeyse kalmadı.
Elde avuçta olanları da Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in satacağı söyleniyor.
Satar mı satmaz mı orasını bilmem, ama bu iktidar artık sıfırı tüketti.
Kendi adıma ben "Erdoğan emekliye para vermek istemiyor!" sözüne de inanmıyorum.
Çünkü kasada para kalmadı.
Olsa dükkân senin!
Ekonomist olan
Ekonominin kendisinden sorulduğunu büyük bir özgüvenle söyleyen AKP lideri, artık ekonomiyi bir çıkmazın içine sokmuş gibi görünüyor.
Ne damadı
Ne gözleri ışıldayan bakanı
Ne de bugünkü Şimşek bu ekonomiyi düzeltebildi.
Nereden biliyorum
Ben de mi ekonomistim yoksa
Yok canım, ben kim, ekonomist olma kim
Bunu söylerken hiçbir dayanağım yok ayrıca.
Sadece akıl yürütüyorum ve yürüttüğüm akıl da şu.
İşler iyi gitseydi
Fabrikalar tıkır tıkır çalışsaydı
Vergiler vatandaşın bacağından donunu alacak kadar sağanak hâlde yağdırılmamış olsaydı
İnanıyorum ki AKP Genel Başkanı, bu emekliyi bu kadar perişan etmezdi.
Zaten bu zamana kadar Erdoğan'a en çok oy kimden geldi.
Emekliden
Belli bir yaşın üstündeki mütedeyyin insanlardan
Küçük esnaftan.
Şimdi "Adam niye zam yapmıyor" deniliyor.
Para yok da ondan yapamaz.
Tabii ben böyle deyince "Zengine var da emekliye yok mu" diyeceksiniz, biliyorum.
Evet bugün zengine var, ancak emekliye yok.
Belki de adam sıkıştığında her türlü teşviki verdiği zenginden isteyecek parayı
Belki de alıyor.

205