Dünyalık hırsına kapılmış olan bir âlimin, dinde yaptığı tahribatlardan bazıları şöyledir: İlim satarak (vaazlar, kitaplar, konferanslar, zekât ve bağışlar, televizyon/radyo programları) samimi olarak dine hizmet değil, zenginleşme yolunu hesaplarlar.
Güç ve para kimdeyse ona eğilir, dini gerçekleri kendisinin ve eğildiği güçlerin menfaatleri doğrultusunda fetvalar da vererek dini bozar. Örnek: Fetullah Gülen'in âyetle sabit olan başörtüsünü "teferruat" yani, "olmasa da olur" manasında fetvasıydı.
Kitabına uydurulmuş fetvalarla haramı helâl, yanlışı doğru gösterirler. Toplumun dinden uzaklaşmasının, deizmin ve ateizmin yayılmasının baş sorumlusu bu samimiyetsiz âlim bozuntularıdır.
Fıkıh, akaid gibi temel bilgilerden yoksun cahil dindarlar ise; bilgisiz oldukları için birçok şeye kutsallık verir, hurafeleri din diye ön plâna çıkarır, sorgulamaktan kaçınır, dini şekilden ibaret zannederler.
Bağlı oldukları yapıları veya kişileri körü körüne kutsayarak dini adeta içi boş bir inanç şekline çevirirler. Bilmediklerini dâhi bilmedikleri için uyarılara hep kapalıdırlar.
Tüm bu ahmaklıklar, İslâm düşmanlarının eline verilmiş en büyük koz olarak Müslümanlara dönüyor. Dolayısıyla; kullanılmaya en elverişli kitle cahil dindarlardır.

26