İftar sofranızda Coca Cola var mı

İftar sofranızda Coca Cola var mı
YÜKSEL TOKUR

Sizler de yıllardır farkındasınız… Diğer aylarda, hemen her fırsatta İslam'a ve Müslümanlara hakaretler edip saldıran; ancak, Ramazan ayı geldiğinde kuzu postuna bürünmüş, devre mülk gibi bir aylık Müslümanların..
Oruç tuttukları bile şüpheli olanların, bazı evlerin iftar sofralarında, iftar davetlerinde yanlarında medya ordusu eşliğinde reklam peşinde koşanlarını..
"Her gece 60-70 evde iftar açıyoruz" diyen rekortmenleri bile vardı!

"Ey millet bana oy ver, ben daha iyi Müslümanım diyecekler!" diyen gerçek tarihçi Kadir Mısıroğlu'nu rahmetle yâd ediyoruz.
Medya cephesi de aynı terane… Sayfalarında veya ekranlarında açık saçık kadın eksik etmeyenler, bu ayda Ramazan köşesi veya iftar/sahur programları yayınlıyorlar.
Televizyon dizilerinde de; aslında başörtüsü düşmanı oldukları halde, başörtülü kadın oyuncu –aslında gerçek hayatta başları açık olduğu halde- oynatmaya başladılar.
Gaye rant olunca; tüm prensipleri ayaklar altına alan bizimkiler algı yapmaktan geri durmaz da, yabancı şirketler hiç bizi yalnız bırakırlar mı!..

Yıllardır Filistin'i Müslümanlara açık cezaevine dönüştürmesi yetmiyormuş gibi; son üç yıldır bu zulmü katliama çevirip binlerce Filistinliyi şehit edip, evlerini başlarına yıkan İsrail'i açıktan desteklediğini bildiren ABD şirketi Coca Cola da reklamlarla algı yapıp katliamlarına bizleri de ortak etmek istiyor.
Ramazan ayının o birleştirici ruhunu kullanarak; "İftar sofranızda Coca Cola/Fanta var mı Tadı paylaştıkça artsın" algısıyla boykotumuzu kırıp, kanlı (!) içeceklerini bize içirtmeye çalışıyorlar.
Reklamlarında güya kardeşlik teması için, başörtülü figüran ve Ramazan pidesini de kullanmaktan geri kalmıyorlar.
Böylece; sırtımızdan kazandıkları milyonlarca liranın, arka planda hangi zulmü destekleyip finans ettiklerini reklamlarla unutturmaya çalışıyorlar.

"Size ne; bizim ezanımızdan, orucumuzdan, pidemizden" deyip; ne Ramazan'da, ne diğer aylarda tavır almadıkça daha çok binerler sırtımıza..

"Amaaannn… Benim almayacağım bir boykot ürünüyle mi bu iş olacak"
demek gafletine sakın ola düşmeyelim.
Unutmayalım ki: Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. İşte o damla da "Müslümanım" diyen herkestir.