Deniz Baykal Ekrem'den daha onurluymuş!

Deniz Baykal Ekrem'den daha onurluymuş!

YÜKSEL TOKUR

Yaza yaza dilimizde tüy bitti. Çok defa; "Başka konu yok mu, başka işiniz yok mu da bu adamla bu kadar uğraşıyorsunuz" diyorlardı..
Olmadı; "Ondan çekiniyorsunuz, geleceğin Cumhurbaşkanı'nın önünü kesmeye çalışıyorsunuz" ithamları.. Gördünüz işte manzarayı!

Evet… Daha önce de yazdım. Böyle zübük karakterdeki bir kişi benim ülkeme Cumhurbaşkanı olamaz/olmamalı.. Değil Cumhurbaşkanı olmak, bir derneğin kapısının önünden geçmesine dahi izin verilmemeli!
Şeytan görsün yüzünü.. Zaten onun olduğu yerde şeytana gerek yok! İBB Başkanlığına getirildiği günden bu yana Metropol şehir İstanbul'u felç ettiği yetmezmiş gibi, hepsi de yüz kızartıcı suçlardan belgeli iddianamelerle halen yargılanıyor.

Suçlamalardan ceza aldığında; "ülkenin en pişkin hırsızı" olarak resmen tarihe geçecek!
Şimdi de, günlerdir havadaki icraatlarıyla (!) ülke gündemini meşgul ediyor. İstanbul'un bunca sorunları varken; o, A takımıyla karada, havada, denizde vur patlasın, çal oynasın zevk sefa aleminde.
Günlerdir medyadan zaten izliyorsunuz. Kitap dolduracak kadar halt işlemişler, ama yüzlerinde zerre kadar utanmaları yok.

Onları destekleyen beslemelerde de utanma yok ki; "O uçak Ekrem'in değil, kiralık" diyerek boğazlarına kadar bulaştıkları pislikleri güya aklamaya çalışıyorlar. Kaldı ki; o Jetin kirası 22 bin 751 euro (Yaklaşık 1 milyon 143 bin 465 TL) iken..

Kirli sakal Saymaz da, çıkmış bize ayet numarası sayarak, Kur'an'la pislik örtmeye yelteniyor.

Hani; "Bizim camiada bu işler olağandır, sıradandır, çağdaşlığın gereğidir, sınırsız seks ve uyuşturucu özgürlüğümüz kısıtlanamaz, karada olmazsa havada, denizde bir yolunu bulur yaparız. Hem onun yerinde olsak biz de aynı şeyleri yapardık" felân deseler neyse de..
Be utanmazlar… Olayların odağındaki Rabiş ile file sultanı (!) hatun bile itiraf etti.. Yer, kişi, fotoğraflar, görüntüler, belgeler her şey var; görmek istemeyen o kör gözlerinize.

"Onların özel hayatı; yaptıysa, yaptılarsa size ne" diyemezsiniz.. Çünkü o rezaletlere harcanan trilyonlar kendilerinin, babalarının parası değil; on altı milyon İstanbullunun.
Kadın, "İstanbul'un Belediye Başkanı ile Ankara'da bir otelde 4 kez buluştuk" diyor. Ne yani; aptala anlatır gibi, otel odasında yaptıklarını tüm detaylarıyla mı anlatsın..

Birden şeriatçı kesilerek, "Görmeden, dört şahitle ispatlanmadan zina söylemlerine inanmam" diyen saf asaflar.. Bakın, kadın kendisi ikrar ediyor. Ne yani; özel Jetin çok özel odasında yaptıklarını da anlatsın mı tüm detaylarıyla!