Allah'ın bildiğini kuldan saklamadılar!

Allah'ın bildiğini kuldan saklamadılar!

YÜKSEL TOKUR

Ömrümüzden bir Ramazan daha gitti. Hayatımızdaki son Ramazan mıydı, önümüzdeki sene tekrar erişebilecek miyiz, garanti değil.
Şunu baştan belirteyim ki; yazacaklarım İslam'ı din olarak kabul edip, kendisini Müslüman olarak tanımlayanlaradır.
Diğerleriyle de, çok da uzak olmayan ahirette görüşmek üzere…
İslam'ın beş temel esasından olup, kutsal kitabımız Kur'an'da özellikle zikredilen, o sebepledir ki, "Ayların Sultanı" olarak adlandırılan bu kutlu ayı nasıl geçirdik Şanına lâyık ağırlayıp gönderebildik mi!..

Peygamber Efendimiz bir gün minbere çıkarken, her adımda olmak üzere üç defa "âmin" dedi..
Hutbesi bittikten sonra: "Yâ Rasûlallah! Minbere çıktığınız zaman 'âmin' dediniz, her adımınızda bunu neden söylediniz" diyerek sebebini sordular.
Buyurdu ki: "Cebrail üç dua etti, ben de onlara "âmin" dedim.
- Birisi: Annesine, babasına veya sadece onlardan birine ulaşmış bir evlat,
(onlara güzel hizmet edip, onların hayır duasını alıp) cenneti kazanamadıysa, ona yazıklar olsun, burnu yerde sürtünsün!' dedi, ben de 'âmin' dedim."

- İkincisi: "Sen Peygamber olarak bir kişinin yanında anıldığın zaman, sana salat-ü selâm getirmezse; ona da yazıklar olsun, onun burnu yere sürünsün' dedi. Ben de ona 'âmin' dedim."
- Üçüncüsü: "Ramazana eriştiği halde, bir insan Ramazanın feyzinden, bereketinden istifade edememiş, Ramazan gelmiş geçmiş de hâlâ Allah'ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah'ın affını, mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula; burnu yerde sürtsün!' diye dua etti. Ben de ona 'amin' dedim."
Ebedi yurt Cennet ayağına kadar gelmiş, fakat anne/babasına hizmet ederek fırsatı kaçırmak ne kadar da ahmaklık değil mi..

Ümmeti olduğu Peygamberin adı yanında anıldığında, ona bir cümlelik selâm göndermek çok mu zor..
Maddi/manevi birçok faydası bulunan bir ayı sıradan bir zaman dilimiymiş gibi boşa geçirmek, ayağına gelmiş büyük nimetleri tepmek değil midir..