Zehirli Yunan Milli Marşı

Geçen hafta sonu Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde görev yapan bir Yunan askeri, Atina'daki merkez komutanlığına şikayet dilekçesi vererek "Bize eğitimler sırasında zorla Türkiye'ye küfür ve hakaret ettiriyorlar. Ben bu durumun içinde olmak istemiyorum" deyince Yunanistan karıştı.
Peki aranızda merak edip de Yunan milli marşının Türkçesini öğrenen var mı
Zira Yunan Milli Marşı'nın sözleri ırkçılık, katliam ve Türk düşmanlığı ile örülü dizelerden oluşuyor. İşte o rezil marşın bizimle ilgili bölümleri:
"Köpekler azalıyorlardı,
Ve Allah diye bağırıyorlardı Allah! Fakat Hıristiyanların dudakları daha doğruydu.
Ateş diye bağırıyorlardı Ateş!
Derin okyanus,
İşte böyle uğuldasın isterdim.
Ve dalgasında boğulsun,
Her Türk tohumu..."

Bu zırva sözler 1823 yılında Solomos adlı bir Yunan'ın Mora İsyanı'ndan esinlenerek yazdığı bir şiire dayanmaktadır. Hani şu Tripoliçe'deki gözü dönmüş, azgın Yunan fanatiklerin çoğunluğu kadın ve bebeklerden oluşan 50 bin Türk'ü acımasızca yakıp katlettikleri isyan...
Nazi Almanya'sı da dahil hayatımda bu kadar ırkçı, şoven, nefret ve düşmanlık içeren başka marş görmedim. Ya şiirin devamı
"Bak ümitsiz eller,
Nasıl biçiyor yaşamları,
Düşüyor yere kopmuş,
Eller, ayaklar, başlar,
Palaskalar ve kılıçlar,
Tümüyle saçılmış beyinlerle,
Ve yarılmış kafataslarıyla,
Arzuları uyandıran bağırlar,
Derin okyanus, işte böyle uğuldasın isterdim.
Ve dalgasında boğulsun, her Türk tohumu.
Neden muharebe yavaşladı bir an
Neden azaldı dökülen kan
Hem palaskalar hem kılıçlar
Etrafa saçılmış beyinlere,
Baştan başa yarılmış kafataslarına,
Kımıl kımıl oynayan iç organlarına bulanmış
Ve pislikler ölüyorlardı,
Allah diye böğürerek.
Pis kanları nehir olmuş
Ovada akmakta
Masum otlar su yerine
Kan içmekte
En cesurları sarsıldı
Kör adımlarıyla
Korint'ten kovuldular.
Saklandılar ve kaçtılar.
Ölüm, meleğini gönderir,
Kıtlık ve hastalıkla dolar,
İskelete benzer şekilleri,
Yürürler öyle yan yana..."
Yahu bu kadar vahşi, iğrenç sözler nasıl olur da bir milletin marşı olabilir
Kusura bakma komşu ama artık senin marşını duyduğum yerde bırak usulen ayağa kalkmayı, sırtımı döneceğim.
Siz, İzmir'in kurtuluşu sırasında çiğnemesi için önüne serilen Yunan bayrağını yerden kaldıran Atatürk'ü düşman olarak bile hak etmediniz.
Allah size, Külliye'nin önünde Mehter Marşı'nı duyunca şâkülü kayıp, yengeç gibi yürümeye başlayan o Mitçotakis'i layık görmüş işte...

Müneccim değilim fakat...
Önceki gün bu sütunlarda "Türkiye ile İspanya neden yanıyor" diye sormuş, iki ülkenin Gazze konusundaki tavizsiz duruşları yüzünden "hedef" haline gelebileceği üzerinde durmuştum.