Vadi'nin pusu arasında beliren yeni bir kurt

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında eski emniyet müdürü Bayram Özbek "Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna müdahale ettiği" gerekçesiyle tutuklandı.
Peki kim bu Bayram Özbek Bir eski emniyet görevlisinin Vadi senaryolarıyla ne ilgisi olabilir İşte Yakından Kumanda farkıyla Vadi'nin sisleri arasına gizlenmiş gerçekler:
Bayram Özbek 2017 yılında FETÖ soruşturması sırasında Kartal'da yakalandı.
Özbek, adını FETÖ'nün kanalı Samanyolu TV'deki Tek Türkiye dizisinde sıkça gündeme gelen "Karanlık Kurul" adlı organizasyonun dikkat çekici diyaloglarını yazan kişi olarak duyurmuştu.

O dönem Milliyet gazetesinden Musa Kesler'in haberine göre; Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri firari FETÖ mensuplarının Kartal'da bulunması muhtemel adreslerine yönelik bir çalışma başlattı. İstihbarat sonucunda firari Bayram Özbek'in Cumhuriyet Mahallesi'ndeki bir eve geldiğini belirlediler. Eve baskın yapan ekipler Özbek'i yakaladı.
Tanıklardan Gülseren Yaşer, kendini "Hayri Canöz" olarak tanıtan Bayram Özbek'i, şöyle anlatmıştı:
"Fetullah'ın Türkiye'yi ele geçirdiğini, İstanbul Emniyeti'ndeki tüm idarecilerin cemaatçi olduğunu, kendisinin ÇEV'e yapılan saldırıları bildiğini ve vakıf yöneticilerine yardım etmek üzere geldiğini söyledi. Işık TV televizyon kanalında 4 Mayıs 2002 tarihinde kendisinin kaydettiği gizli çekimler yayınlanana kadar, bir yıl kadar vakfa gelip gitti ve sözde tavsiyelerde bulundu. Kendisini Alevi olarak tanıtan bu polis, ÇEV hakkında yazılan ve daha sonraki tarihlerde alenileşen bazı yazıları, belgeleri bize getirerek güven sağladı. Yeni doğan çocuğu olduğunu, vakfa yardımlarını Cemaat öğrenirse kendisini mahvedeceklerini söyleyerek, vakfın seminer, toplantı gibi faaliyetlerinde bizzat çalıştı."
Eşelenen her toprak parçasının altından közlenmek üzere olan bir kor çıkıyor.
Bakalım en çok kim yanacak Haydi hayırlısı...


Tarih ve tekerrür
Müthiş öyküye Tarih TV'de yayınlanan Bir Mekan Bir Hikaye programında rastladım. Kayseri'deki Sahabiye Medresesi'nin yapım hikayesi gerçekten de ibret vericiydi.
Sahib Ata Bedrettin Ali, Selçuklu tarihinin en zengin veziridir. Yanında hep 200 köle ile gezmektedir.
Bir gün pazar yerini dolaşırken bir ihtiyar gözüne çarpar. Yanına gidip "Herhangi bir sıkıntın var mı" diye sorar. İhtiyar, Fahrettin Ali'ye bakıp, "Hatırımı soran kimdir" der. Fahrettin Ali de "Devletin veziri" diye cevap verir. İhtiyar hiç istifini bozmadan "Arkanda bu kadar adam var ama bana adını belletememişsin. Vezirlik de, zenginlik de geçicidir. Kendini hayır işlerine ver ki namın yürüsün" der ve kalabalığın arasına karışarak gözden kaybolur.
Fahrettin Ali bu sözlerden çok etkilenir ve kendini hayır işlerine verir. Hatta devletin ihtiyaç duyduğu yapı ve hizmetlerin bedelini de kendi cebinden karşılar. Sonunda bir medrese yaptırmaya karar verir ve Sahabiye Medresesi'ni inşa ettirir.