Trafik kavgaları neden çıkıyor

Uygulanan ağır cezalara rağmen trafikte kavga videoları haber bültenlerinden ve sosyal medyadan eksik olmuyor.
Uzun süredir bunun sosyolojik ve psikolojik sebeplerini merak ediyordum. Sonunda ilgili bir uzman çıkıp, merakımı giderdi. Meğer trafikte karşı karşıya geçenlerden biri çocuk ruhlu, diğeri de ebeveyn karakterli olunca kıyamet kopuyormuş.

Trafikteki kavganın aslında basit bir "yol verme" ya da "korna çalma" meselesi olmadığını ifade eden Davranış Bilimleri Uzmanı Sinem Genez Turan, az bilinen ebeveyn benlik-çocuk benlik çatışmasına değindi:
"Yetişkin gibi görünsek de stres ve tehdit algısı yükseldiğinde her zaman yetişkin benliğimizle tepki vermeyebiliriz. Bazen 'Sen kim oluyorsun da önüme geçiyorsun' diyen öfkeli bir çocuk benlik, bazen de 'Sana haddini bildirmeliyim' diyen yargılayıcı ve cezalandırıcı bir ebeveyn benlik, kontrolü ele alıyor. İşte o zaman kavga başlıyor. Yetişkin benlik, yaşanan olayı kişisel bir saldırı gibi görmeden değerlendirebilen tarafımızdır. Fakat karşımızda bize trafik kurallarını ezberletmeye çalışan bir 'ebeveyn benlik' veya başka bir şeye sinirlenen ama hırsını bizden çıkarmaya çalışan 'çocuk benlik' olabilir. Burada kendimize sorabileceğimiz en önemli soru, 'Şu anda gerçekten yaşanan olaya mı tepki veriyorum, yoksa kendimi değersizleştirilmiş, engellenmiş ya da aşağılanmış hissettiğim için mi bu kadar öfkeliyim' olabilir. Karşımızdaki sürücünün davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak onu sınırlarına geri koymak bizim görevimiz değil. Trafikte yetişkin benlikte kalabilmek, haklı çıkmaya çalışmak yerine güvenliği korumayı, mesafe koymayı ve çatışmayı büyütmemeyi seçebilmektir. Bunu başarmak sadece bizim değil sevdiklerimizin de güvenliği için şarttır. Bir ömür boyunca travmasını yaşamak, özgürlüğümüzden veya canımızdan olmak, hiçbir trafik eğitiminin bedeli olamaz."

Çanta dolusu görgüsüzlük!
Demet Şener tam bir yıl beklediği 8 bin Euro'luk (Yaklaşık 450 bin lira) çantayı alabilmek için bir günlüğüne Almanya'ya gitmiş. Ünlü manken yeni çantasıyla poz verirken de "Başkasının almasını beklemiyorum. Gidip kendim alıyorum, kendim takıyorum. Kendimle de gurur duyuyorum" demiş.
Para onun, keyfi bilir... Bilir de.. Ben nereden başlasam, işte onu bilmiyorum.
Muhtemelen yaptığı hayır işleri de vardır ama ben Demet'in yerinde olsam o parayla 1000 yoksul çocuğa okul çantası alırdım.
Haydi keyfin için bir çantaya 450 bin lira verdin diyelim, asgari ücretin 25 bin lira olduğu bir ülkede bunu niye milletin gözüne sokarsın Diyelim ki o da gaflet anına denk geldi, peki ya bir çanta uğruna günübirlik ta Almanya'ya gittiğin için kendinle niye gurur duyarsın