Sabah gazetesi'nin 40 yıllık hatırı

Sabah gazetesi 40 yaşına varmak üzere... Sabah Ekler bunun için bugün çok özel bir gazete hazırladı.
Ne mutlu bana ki, bu 40 yılın 27'sinde bu grubun içindeydim.
27 yıl süresince 4 farklı binada, 5 farklı patron ve 7 genel yayın yönetmeniyle çalıştım. Bu süre içinde nelere tanık olmadım ki
1998'de, hayatımda aldığım ilk ve son sıfır araba, İkitelli'deki yeni binamızın çöken otoparkında alt kata düşmekten iki metre farkla kurtulmuştu.
1999'da bebek katili Apo'nun Kenya'da paketlenip Türkiye yolunda olduğunu Atv'nin haber merkezinin kapısında öğrendim. İlk duyan bir kaç kişiden biri olma ayrıcalığını yaşamıştım.

Aynı yıl, Marmara depremini yaşadıktan 15 dakika sonra yine şirketteydim. Sunuculardan henüz kimse binaya ulaşamadığı için spor servisi şefi olmama rağmen deprem haberini vermek üzere anchor masasına oturmak zorunda kaldım. Reji son 40 saniyeyi sayarken bir spiker yetişti de rezil olmaktan kurtuldum. (Bu hikayeyi detaylı bir şekilde otobiyografik kitabım Hayatım Roman'da da anlattım)
Eylül saldırıları sırasında ise gazetenin Nişantaşı'ndaki binasındaydım. Aynı katta bulunan magazin ve spor servisindeki herkes gibi ben de uçakların birbiri ardına ikiz kulelere çarpmasını ekrana kilitlenmiş şekilde ağzım bir karış açık izliyordum. O anlarda "Dünyanın sonu böyle gelecekmiş demek ki" diye düşündüğümü hatırlıyorum.
Bir pazar günü TMSF, gazete yönetimine el koyduğunda da o zamanki genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı'nın odasındaydım.
2003 yılında ise gazetenin Balmumcu'daki binasında çalışırken büyük bir patlamayla sallandık. Teröristler bomba yüklü kamyonla 300 metre ilerideki HSBC Genel Müdürlüğü binasını patlatmışlardı. Olay yerine gittiğim andaki o feci görüntüyü ve tarif edilemez kokuyu hâlâ unutamadım.
Daha sonraları FETÖ mensubu olduğu ortaya çıkan ve şu anda yurtdışında kaçak olarak yaşayan o dönemin genel yayın yönetmeni Ergun Babahan tarafından kovulup, 1,5 yıl süreyle gazetemden ayrı bırakılmayı ise "göğsümde bir zafer madalyası" olarak hâlâ gururla taşıyorum.
15 Temmuz 2016'da 9 aylık hamile eşimi evde tek başına bırakıp gazeteye ulaşabildiğimde ise saat 04,45'di. Gazete binası iki saat önce darbeciler tarafından kurşunlanmış, helikopterle gelen hainler inecek yer bulamadıkları için binaya girememişlerdi.
Halihazırda Sabah gazetesinin en eski mensuplarından biriyim. İ.Ü. İletişim Fakültesi mezunu olmama rağmen beni eğiten, gazeteciliği öğreten asıl okulum Sabah Gazetesi oldu. Aldığım üç vitrin dolusu meslek ödülünün büyük bir kısmı da Sabah'taki mesaimin karşılığındadır.